"Cümle âlem değişti gözümde. Her
şeyden gönlüm geçti, içime gömüldüm
ve düşünmeye başladım."
.
.
"-Ne o, ölecek misin yoksa?
-Ne olmuş? Hep yaşayacak mıydık? Birgün ölmek de gerek."
.
.
Kitap sade, akıcı bir şekilde kaleme alınmıştır ve anlatılan hikâyelerde oldukça etkileyiciydi. Kitapta beş hikâye vardır; Holstomer, Çömlek Alyoşa, Balodan Sonra, Köyde Şarkılar ve Üç Ölüm. Yazar, genel olarak kitapta ölüm temasını ele almıştır.
Hikâyelerin ise hepsi birbirinden güzeldi. Ancak beni en çok etkileyen hikâye, kitaba da ismini veren Üç Ölüm oldu. Bu hikâyede ölüme yaklaşan biri zengin diğeri fakir iki insandan bahsedilmektedir. Birinin sevdikleri yanında, seyahat planıyla iyileşmeyi düşünüyor; diğeri ise mezar taşı karşılığında botlarını satan, insanlar tarafından fazlalık olarak görülen biridir. Bu iki farklı hayata sahip insanın sonu ise ölümle sonuçlanıyor. Yazar üçüncü ölümde ise bizlere çok farklı bir detay vermektedir. Üçüncü ölüm de kitabı yeni okuyacaklar için sürpriz olsun bence
İşte hayatın en büyük gerçeği olan ölüm hiçbir canlıyı ayırt etmiyor ve her canlı ölümü tadıyor. Belki de bu dünyada adil olan tek şey ölümün var olmasıdır