Puan vermedi·224 syf.··
2024 34. kitabı
"Aydınlık ve gölge nasıl yan yana ise, insanın kaderi de öyle, mutluluk ve acıyı beraber getiriyordu." . . "Şimdiki ağlayışı , ömür boyu yitirdiği her şey içindi." . . "Tende beden, bedende can taşıdıkça, bu dünyada yaşadıkça, hayat yolunun önündeki engelleri aşmaya, kaldırmaya çalışacaksın..." . . "Hepimiz böyleyiz işte. Birbirimizden pek farkımız yok. Ancak ağır hastalandığımızda ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, ancak o son demde anlıyoruz." . . Baştan sona veda hüznünü hissettiren kitap: Elveda Gülsarı... Kitap, Gülsarı adında taypalma yorga cins bir atın Aleksandrovka yokuşunda son nefesini vermek üzereyken, onun sadık dostu olan sahibi Tanabay'ın, Gülsarı ile yaşadığı tüm anılarını hatırlaması şeklinde kaleme alınmıştır. Gülsarı'nın oradan oraya savrularak çektiği çileli hayatı, Kırgız toplumunun değişimi, Tanabay'ın yaşadığı mücadeleler geriye dönüşlerle anlatılmaktadır. Kitabı okurken o dönemin Kırgız kültürü, yaşayış biçimleri, geçim tarzları vb. hakkında da bilgiler edinebilirsiniz. Kitap bana göre gayet akıcıydı okurken sıkılmadım. Ancak belirtmek isterim ki Aytmatov'un diğer kitaplarına göre biraz durağandı. Çünkü geriye dönük anılar anlatılmaktaydı. Böyle olunca da belki kitabı okumakta zorlanabilir bu nedenle sıkılıp bırakmak isteyebilirsiniz. Kitapta en çok hüzünlendiğim kısım ise son kısımdı. Gülsarı'nın ölümü ve sahibinin çaresizce tek başına kalışı... "Uç yabankazı uç! Kanatların yorulmadan arkadaşlarına yetiş! diye bir iç çekti. Sonra: Elveda Gülsarı! Elveda! dedi."
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
·
18 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.