"Sözcükler tıpkı ayna gibidir; bize kim olduğumuzu yansıtır."
.
.
"Hiç hata yapmamış bir insan hiç yeni bir şey denememiştir."
.
.
"Bir çocuğun doğumundan 3 yaşına kadar duyduğu kelimelerin nitelik ve niceliği, çocukların eğitim hayatındaki başarılarının neden farklılaştığını açıklayabilir."
.
.
"anahtarı, kapıyı açmak için kullanmadıkça anahtarın bir önemi yoktur."
Otuz Milyon Kelime...
Aslında bu tür kişisel gelişim kitapları her ne kadar bizler için yararlı olsa bile bu tür kitapları okumayı pek sevmem. Okurken çok çabuk sıkılır bitse de kurtulsam diye düşünürüm. Bu kitabın ise hakkını yememek lazım akıcı bir dili vardı okurken pek sıkılmadım ancak sıkıldığım tek nokta kitabın sürekli kendini tekrarlamasıydı. Kitabın sonuna kadar neredeyse hep aynı şeyleri söyledi. Zaten bahsedecek tek konusu vardı, kitap daha kısa olabilirdi bence.
Kitapta, çocuğun bebeklikten itibaren elde ettiği kelime dağarcığının öneminden bahsetmektedir. Bir çocuk ne kadar fazla kelimeye sahipse hayatta o kadar başarılı olur ama kelime dağarcığı sınırlı sayıdaysa buna paralel olarak başarısı da az olur. Bu konuda anne babalara büyük sorumluluklar düşmektedir. Bebeklikten itibaren çocuğunu susturmak yerine onu ne kadar konuşturur, onunla birlikte ne kadar konuşur ve bu konuşmalarda da ne kadar olumlu bir dil kullanırsa çocuğu için çok faydalı bir süreç olur.
Otuz Milyon Kelime; anne babaların, bakıcıların, çocuk yetiştirmeyi düşünenlerin, eğitimcilerin mutlaka okuması gereken bir kitaptır.
Keyifli okumalar