·416 syf.····Okunma: 17 Kasım 2024 15:16 Öncelikle her kitap herkese uygun olmayabilir. Bu kitapta eğer çıldırdığım şeyler olmasaydı asla bu kadar düşük puan vermezdim. Gerçekten bir süre sevmek için o kadar çabaladım ki anlatamam. Çünkü ben genellikle çoğu kitabı beğenirim. Ama bu kitapta sevdiğim yerler varsa bile maalesef kendimce mantıksız bulduğum yerler bunların o kadar önüne geçti ki. İlk olarak yazarın ilk kitabı olmasına rağmen yazım dilinin ne kadar güzel olduğunu söylemek istiyorum. Cidden gayet iyiydi. Sadece çok fazla devrik cümle içeriyordu bu beni biraz rahatsız etti.
Gelelim konu ile ilgili fikirlerime. Öncelikle Marlo, Nos ve Zaina'nın hiçbir şekilde Eira'ya yardım etmeleri için bir nedenleri yok. Marlo'nun doğrucu olması ve Eira'nın doğruyu söylediğini anlaması bunun için bir sebep olamaz. Senin tanımadığın biri için bu yolculuğa çıkman çok saçma. Ha diyelim ki Marlo, Nos ve Eira bu yolculuğa çıkacak kadar iyi yürekliler(!), Marlo'nun annesi nasıl böyle bir şeye izin verebilir?
Çünkü bu artık iyi niyet değil, biraz saflığa giriyor. Siz kıtada aranan kaçaklarsınız ve bir şekilde gizlenip hayatınızı yaşamaya devam ediyorsunuz. Tanımadığınız bir kız için nasıl hayatınızı riske atabilirsiniz ki? Ayrıca yolun sonunda gidecekleri yer Nos'un babası ve kaçtıkları kişi bu adam. Neyinize güvenip bu adamın yanına gidecek cesareti bulabilirsiniz?
Hadi bunlar yola çıktı bir şekilde, yolda ceset buluyorlar bir kaç dakika içleri gidiyor sonrasında hemen taverna sahnesinde eğleniyorlar falan. Kitap boyunca Eira kardeşini o kadar az düşündü ki. Yani bu evrenler birbirinin yansıması gibi bir şey. Mantıken orda da zamanın akması gerekiyor. Eira bir gecede neredeyse ölmek üzereyken, ondan yaşça çok küçük olan kardeşi nasıl evlerine geri dönebildi?
Asker, Darka olan savaşçı adamı saniyeler içinde yiyen yaratık, başrol Eira sayesinde beş dakikada hemencik kesiliyor. Bunun açıklaması da "O adam güçlüydü ve gücüne çok güveniyor bu yüzden yenildi." tarzı bir açıklama.
Nos'un babasının yerine geldiklerinde de adamın bir şeyler çevireceği zaten su götürmez bir gerçek. Siz bu adama nasıl güvenebilirsiniz? Birde bunlar yıllardır kaçak ve geri geldiklerinde kullandıkları bahane Eira bir doğrucu onları doğruladı, artık adları temize çıktı. E bu hükumetin adamları yok mu? Gelip Eira'yı denetlemeleri gerekmiyor mu?
O zaman bende doğrucuyum herkes yalan söylüyor asalım herkesi.
Ayrıca partide Nos için "Babası sayesinde yaşıyor. Biz olsak dinlemeden öldürürlerdi." diyen bir adam vardı. Ve sonuna kadar haklı? Eira bunu duyduğunda gidip adama havalı havalı cevap vermeye çalışıyor. Ya sen bir kere neyine güveniyorsun, o adam basit bir şeyle bile senden şüphelenip seni sınasa far görmüş tavşan gibi kalacaksın neyi üsteliyorsun? Aman buradan da bir şekilde yırttık deyip yoluna bakacağına hala olayı açıyorsun. Bırak insanlar haksız desin sana mı kaldı?
Sonu da çok yani... Beğenmedim. Zaina'nın saçlarını geçici süreliğine siyah yapabilmek için ruhunu satmaya okey olması (çok daha önceden satmış) onun yerine üç yıllığına çırak olmayı kabul etmesi nedir ya. Hayır birde sen bu insanların sana sen lazım oldukları zamanda çektin gittin yok saçım şöyle böyle diye. E saçını kazıtsaydın?
Doğal dengenin gelip de sen iki dünyaya aitsin şaak seni köprü yapıyorum demesi de, Eira bu dünyaya gelirken bir yerlerini balla mı yıkadı dedirtti bu arada. Bu nasıl bir şans maşaallah.
Son anına kadar yazarın ilk kitabı, belki benim okuduğum zamanla alakalıdır. Şuna şuna takıldım o yüzden kitaba bağlanamadım diye kendimde suç aradım ama Eira dünyasına döndükten sonra, dünyasında savaş çıkmış olmasına rağmen Nos'u bulmak için tekrar Aldin'e döndüğünde tamam dedim. (Eira sırf kendi dünyasına dönsün diye bir haftalık kız için kendi canını ortaya koyan Nos... Seni daha çok üzerler.)
Ve son olarak kitapta son 100 sayfa haricinde adam akıllı hiçbir şey olmuyor. Bu mantıksızlıkılara rağmen akıcı bir şey okusaydık yine bir nebze sevebilirdim ama her açıdan büyük bir işkenceydi.
Kitabın evreni o kadar ilgi çekiciydi ki, keşke birinci şahıs okuyup Eira'nın düşünceleri üzerinde durmaktansa, üçüncü şahıs olsaydı da mekan betimlemesi falan okusaydık.