Puan vermedi·332 syf.····Okunma: 17 Kasım 2024 19:20 Yalnızlığın verdiği umutsuzluk onu derinden derine çekiyor yerin derin tabakalarına. İçine kapanık olan Mia yüreğindeki çığlıklarını, acı feryatlarını yalnızca morgun soğuk zeminlerinde yatan ruhsuz bedenlere anlatırdı. Hayat onun için çok ağır bir yüktür. Onu anlayan yalnızca cansız bedenler iken sanki gayptan ses geliyormuş gibi karşılık alırdı. Bilmiyordu ki kaderin gizemli yüzü ona bambaşka bir dünyanın kapılarını araladığını. Uzun tırnakları olan siyah görünen varlıkların havada kanın fışkırdığını, her yeri yakıp yıkıp döktüğü, dehşetler saçtığı, sanki mezbaya dönüşmüş bir morg ona ve yakınlarındaki azap yaşatıyor. Dengesi, bünyesiyle alt üst oluvermektedir.
Morgun soğuk duvarları arasında bedenleri otopsi yapan Mia ve yeni asistan Engin'i bekleyen abellerin olması sırlar dünyasına kapı açılıyor. Abellerin savaşı yürekleri ağza getirecek gerilim ve heyecan dolu anlara davetiye çıkartıyor. Soluk soluğa okuyacağınız Abel Morg'ta sadece gerilim değil aynı zamanda psikolojik yönü ağır basan felsefenin ve bilimin de hikayelerine tanıklık edeceksiniz. Elinizden düşüremeyeceğiniz bu kıtabın her sayfasında yepyeni sürprizlerle karşılaşmaktan kendinizi alamayacak ve olanlar karşısında kanınız donmaya maruz kalacak.
Kıtabın fiziği bile okuyucuyu kendine cezb ediyor. Sayfalarının kenarlarına işlenen resimde de kimyasının yürekleri parçalayacağınin izlenimini vermekedir. Ağırlığı sanırım Mia'nın psikolojik ağırlığını göstermektedir. (Bu bir latifedir) Lâkin gerçek anlamda içsel savaşın yükü tartılmaz. Hafiflemesi okuyucunun gönlüne oturmaktan geçer.
Başından sonuna kadar elimden düşünmediğim muhteşem bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
"Hayat, hiç olmadığı kadar anlamsızlaşmış ve hiç göstermediği kadar cömertlik göstererek müşterilerini sürekli sürprizlerle karşılıyordu. Fakat hayatın anlamlandıramadığı şey, paketin içerisindeki hediyenin insanlar için öneminin ne olduğuydu."
"Kan Denizi üzerinde bulunan bir cehennem... Her gün daha da kararan bir dünya... Ve bu saçma oyun içerisinde cenneti düşlemek... Bir gün hepsi bitecek miydi? Her şey elbet son bulacaktı fakat bu son nasıl olacaktı? İnsanlara vadedilen cennet mi yoksa ihtiras tutkusuyla dünya üzerinde sergilenen kötülükle ile dolu cehennem mi?"
"Nefes almanın ilk kuralı nefes vermektir. Nefes verebilme, nefes almayı kontrol edebilen bir nefse sahiptir. Nefse yenik düşmüş bir nefes, karanlıkta hüküm süren bir zindan gibidir."