·155 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Mart 2024 12:30 Holokost'tan (Hitler'in yahudi soykırımı) canlı kurtulan Avusturya'lı yahudi nörolog, psikiyatr ve yazar Viktor E. Frankl, varoluşçu psikolojinin bir şekli olan logoterapinin kurucusudur. Bir nevi hümanist ve varoluşçu felesefe olan logoterapinin odak noktası motivasyondur. 39 kitaba imza atan pfizer ödüllü yazar, en çok satan bu eşsiz eserinde, toplama kampındaki acımasız yaşam koşullarına karşı, yani acıdan kaçılamadığı durumlarda, yaşanan acının bir anlamı olduğuna inanıp yaşama bağlı kalmayı amaçlayarak geliştirdiği logoterapiyi nasıl uyguladığını anlatıyor.
1946 yılında 9 günde yazdığı eserin ilk bölümünde "toplama kampındaki gündelik yaşam" başlığı altında, acıyı derinlemesine hissedeceğiniz Polonya Auschwitz zulüm kampındaki günlerini; açlık, barınamama, fiziksel ve psikolojik işkenceler altında nasıl hayata tutunduğunu, hangi düşüncelerle yaşama sarıldığını, eşiyle düşsel sohbetlerini, umudunu ve cesaretini canlı tutma adına kendine uyguladığı terapiyi anlatırken, ikinci bölümde ise logoterapinin genel çerçevesini ilk bölümdeki anılarla anlatıyor ve Freud'un psikanaliz yöntemi ile kıyaslıyor. Hayatın anlamı, sevginin anlamı, acının anlamı ve varoluşsal boşluk gibi başlıklarla anlam arayışımız derinleşiyor ve insanın hayatında bu anlam arayışının gerekliliği üzerinde duruyor.
Son bölümde ise yazar vakalarla örneklendirerek logoterapi ile insanların hayatını nasıl anlamlandırabileceğine, travmalarıyla ya da sorunlarıyla nasıl başa çıkabileceğine dair misaller veriyor.
Derin duygusal gelgitlerle ve ibretle okuyacağınız bu kitap, eseri okumadan önceki size çok şeyler katacaktır diyorum ve ısrarla okumanızı tavsiye ediyorum.