·497 syf.····Okunma: 20 Kasım 2024 12:39 İthaki tarafından okurlarla buluşturulan Kuryeyi Öldür polisiye romanı Aslı Tohumcu çevirisiyle 2005 yılında basılmış, ben bir sahaftan edindiğim üçüncü baskısını okudum.
Buradaki yorumlardan sebeple yüksek beklentiyle başladığım roman, sayfalar ilerledikçe vasata dönüştü, evet belli bir seviyenin altına inmiyor, ancak abartıldığı kadar üst seviyeye de çıkamıyor (en azından benim gözümde çıkamadı demek daha dürüst olur).
Toplamda 56 bölüm ve 497 sayfa olan eserin yarıdan fazlası okurun kafasını şişirip sabrını zorlayan oyalama cümleleri ve paragrafları. Üzücü olan ise bunlardan sayfalarca var, hal böyle olunca da kağıt israfına üzülüyorsunuz, en kötü ihtimalle bu roman üç yüz sayfada rahat rahat toparlanabilir ve çok daha sürükleyici, çarpıcı, akıcı olabilirdi.
Bisikletli kurye Jace'in hayattaki en büyük varlığı kardeşi Tyler. Bu iki kimsesiz çocuk, Los Angeles'daki bir Çin mahallesinde kendilerine sığınacak bir yer ve oldukça anaç bir çin asıllı anne bulmuşlardır. Jace bir kurye firmasında bisikletli kurye olarak çalışmaktadır, ancak ne hikmetse, hem kaçak, hem adresi bilinmeyen hatta hakkında hiçbir şey bilinmeyen bir kuryedir, son teslimatında beklenmedik bir sorun yaşar ve kim olduğunu bilmediği bir katil tarafından öldürülmeye çalışılır, paçayı kurtarır fakat katil peşine düşmüştür.
Öldürülen avukatın kızı da şüpheliler arasındayken ne hikmetse Jace her fırsatta kahramanlığa kalkışıp, ortalığı kasap dükkanına çevirir, can korkusundan değil de hiç kimseye (nedense ) güvenmediğinden sürekli kaçış halindedir ve bunun sonucunda da insanlar patır patır öldürülür, ya da yaralanır. Arada Jace de bu furyadan nasiplenerek hatırı sayılır bir şekilde hırpalanır ancak tabii ki romanın baş kahramanı olduğu için her seferinde totoyu kurtarmayı başarır.
Dedektif Parker ise hem kendi sorunlarıyla hem de bu ahmak kuryenin sebep olduğu cinayetlerle ilgilenmektedir.
Sonunda olaylar beklenmedik bazı sürprizlerle neticeye varır, okuyucuların tatmin olması beklenir. Tabii sabırları varsa.
Ben Jace karakterinin, sürekli bir kaçak gibi yaşamasını anlayamadım, annesi hayattayken de bu böyle olmuş, sonrasında da, yani hele hele bunu "kardeşimi sosyal hizmetler kurumu görevlileri benden alıp bir aileye evlatlık verir" gibi saçma sapan bir bahaneye dayandırması daha da saçma geldi, zira geçmişte bu yönde bir travma ya da olay yaşadığına şahit olmuyoruz.
Sonuç olarak, beklentilerimi karşılayamayan bir romandı maalesef. Mantık hataları ve sündürmelerle dolu romanları sevmiyorum, vaktimi gereksiz ve amacı sadece romanı kalınlaştırmak olan satırları / paragrafları okuyarak geçirmeyi sevmiyorum. Eserin konusuna hizmet etmeyen dolgu satırlarını sevmiyorum. Bu nedenle benim kafadan olan okurlara tavsiye etmem, ama "ben sabırlıyım, okurum ve detayları severim" diyen polisiye seven okurlara tavsiye ederim. Kitabı okuduğunuza pişman olmazsınız fakat beklentinizi yüksek tutarak okumayın derim.