"Yalnız onun sesini işitmek yahut dizinde yatmak veya gözlerini görmek bir ömre değerdi."
•
Bu eserde kahramanlığı, yiğitliği, mücadele ruhunu okuyacaksınız. On beşinci yüz yıl Anadolu’sunun nasıl Türkleştiği görüp şehzade kavgalarına şahit olacağımız bir eserdir.
Eserde, Osmanlı sipahilerinin sürekli şarap içmeleri, bazı dervişlerin sürekli kötülenmesi olumsuz geldi.
Hâlbuki o dönemlerde Anadolu’nun Türkleşmesinde görev alan Âhiyân-ı Rûm (Anadolu esnafı), Bâciyân-ı Rûm (Anadolu kadınları) ve Abdalân-ı Rûm (Anadolu dervişleri) çok önemli görevler ifa etmişlerdi. Tabii yazar iyi bir tarihçidir ama sonuçta kurgusal bir romandır bu.
Zevkle okunan bu kitap, tarihi olayların içine aşkı çok başarılı bir şekilde katmış ve oldukça akıcı maceralar ile kitabı süslemiş. Romanda garip olan Deli kurt evli olmasına rağmen Gökçen kıza âşık oluyor.
Yalnız sonu mutsuzdur zira sele kapılan karısı, Gökçen hatun, Satı kadın ve çocuğu ölüyor. Bu haber ile yıkılan şehzade bilinmezliğe doğru sürüklenmiştir. Bu da biterken insanı hüzünlendiriyor.
Kısacası tarih kurgusu, özgürlük ve esaret, aşk arayışı, kahramanlık, ızdırap, umut ve umutsuzluk bu kitapta iç içe geçmiş. İnsanı farklı duygulara sürükleyen bir kitap.