İlk sayfalarda akıcı gelen, ilerleyen, beğeneceğimi düşündüğüm bir roman olarak başladı; biraz ilerleyince çok sıkıcı, 8-9 yılın her gününü, artık rutine dönen olayları uzun uzun anlatılmasından dolayı bitsin artık diye okuduğum bir kitap olarak devam etti; sonlara doğru ve bittiğinde garip bir his bırakan, ne çok beğendim ne de hiç sevemedim diyemeyeceğim ama tatlı bir hisle bitirdiğim bir roman oldu.
Sürükleyici, film izler gibi yazılmış bir roman aslında. Okurken kolay canlanan, filmin içinde gibi hissettiren, ama okurken bazı uzun ve bazen gereksiz gelen detaylarıyla yoran bu romanı okuduk, bakalım sıra müzeyi gezmekte :)