Kitabı okudukça hayretim arttı, hastalara bakışım değişti, hayata olan bakış açıma da oldukça uygun bir kitaptı. Çünkü ben de yaşamayı seven hayat dolu bir karaktere sahibim ancak bu hissiyatımı hastalık anında ya da ölüm zamanımız yakın diye düşündüğümüzde devam ettirebilir miydim hiç düşünmemiştim. Özellikle "Yaşamın anlamı" bölümünde bunu iliklerime kadar hissettim. Zaten bölümleri gece yatmadan okuyordum ki özellikle bu bölümde ürperdim. Yani ölüm bize hep yakınken sanki sadece hastalara ve yaşlılara ölüm yakınmış gibi düşünmemizdi vaktimizi boşa geçirmemize sebep olan şey. O an düşündüm ki aslında her an ölüm gelecekmiş gibi yaşasak hayatımızı dolu dolu geçirebilirdik. Bu düşünce, uzanıp saatlerce telefon bakmamıza
engel olurdu ve hayatın anlamını hissederek yaşardık.
Ayrıca "başarının ardındaki ders" bölümünde sizin cesaretinize hayran kaldım. Kendimi yazarın yerine koymaya çalıştım ama nafile. Hastanın hekime güveni hekimin kendine güveni ve yepyeni bir aşama kaydedip sonucun nice güzelliklere vesile olması... İnanılmaz...
Ek olarak genel anlamda hissettiğim şey profesyonel empati anlayışı. Empati kurmayı bilirim ancak bunu profesyonel şekilde, etkilenmeden ve hayata
devam ederek yapabilmek başka bir özellik. Samimi ama bir o kadar da sınırını koruyabilmek... Kalbimiz AttıkçaGöksel AltınışıkFeyzadiyebiri