"Gerçeklik ilkesinin en saf karşılığı sermayedir. Sermaye gerçekliğin kendisi haline gelmiştir. Gerçekliği üreten sermaye sonunda gerçekliğin kendisine dönüşmüştür, ancak ortadan kaybolurken gerçekliği de peşinden sürükleyecektir."
“Özgürlük şekli yalnızca boyun eğdirme sistemlerinde bir anlamaya sahip olabilir.”
Onca çizdiğim cümlelerden en çok etkilendiğim bu oldu. 62 sayfalık kısacık ama aslında ağır bir kitaptı. Beyazların siyahların köleleştirilmesi, siyahların nefret edilmesi yerine onların gibi olmaya çalışması; Baudrillard siyasi yapıya, dönem eleştirisine ve daha pek çok konuya değiniyor.
Kaliforniya eyaleti valisi Arnold Schwarzenegger ve Bush'tan bahsederken siyasette zekanın aranmaması gerektiğini söylüyor ve ekliyor “Eğer iktidar döneminde zeka varsa bir şeyse, aptallığın nasıl olup iktidarın kalabildiğinin ve neredeyse hiç yerinden edilememesinin açıklanması gerekir.” Küreselleşmenin içinde yavaş, yavaş yok oluşu, anlatırken sanki tüm o anlatılanlar günümüzde oturuyor.
Kitabın boyutu bir şeyleri katabilmek için sakin bir kafayla düşünerek ve odaklanarak okumalısınız. Ben bunun için sessizliğin hakimiyet kurduğu geceyi seçtim. Elinizden ayrılmayıp benim gibi sabah 3'lere kadar oturma ihtimaliniz de var tabii:) Kısa bir kitapla uzun bir emperyalizm eleştirisi okumak isteyenler için besleyici bir okuma.