Şans eseri üst üste iki intihar temalı kitap okudum. İkisinde de başrol intihar etmek isteyen ve eden kişilerdi, ama yazarların bu temayı işleyişi ne kadar da farklılık gösteriyor. Gece Yarısı Kütüphanesi'nde insanın yaşadığı hayata şükretmesi gerektiği ve ne olursa olsun hayattan zevk almayı bilmesi gerektiği mesajı verilirken bu kitapta hayata karşı tamamen ilgisini yitirmiş, insanları anlamayan ve onlardan korkan bir başrolün bakış açısını okuyoruz. Karakteri anlamadığım, ona sinirlendiğim bölümler oldu. Anladığım, gerçekten hak verdiğim bölümler de. En önemlisi bambaşka bir insanın ölüme, yaşama, sevgiye ve insana yaklaşımını görmüş oldum. İnsanları eğlendirmeyi ister istemez amaç edinmiş dışadönük ama yalnız insanlar bu kitapta kendilerine dair anlamlı açıklamalar bulacaktır. Böyle bir kişiliğim olmadığından, kısa bir süreliğine bambaşka bir hayata misafirlik etmişim gibi hissettirdi.