Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 23 Kasım 2024 01:58 "Raif Bey aslında benim, biziz!"
Çocukluğundan beri hor görülen, hiçbir işte tutunamayan, insanlar tarafından sevilmeyen, yapayalnız umutsuz ve sürekli kaybeden bir adamın içsel savaşlarında kendimizi buluyoruz aslında. Bir insan bir insana ne kadar derin duygular besleyebilir? Ne kadar sevgi ve saygı duyabilir? Bomboş bir hayata ne kadar renk getirebilir? Gerçekten aşk diye bir şey var mı yoksa hepsi bizim uydurmamız mı? İşte tüm bu soruların cevabını Raif Efendi ve Maria Hanım veriyor bizlere.
"Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”
Yaşam gidene mi zordur, yoksa kalana mı? İşte bu sorunun cevabını Raif Efendinin günlüğünde buluyoruz; giden gidiyor, kalan ölüyor.
"Çok sevdim zanneder insan. Yanlış sever lakin. Kimi, seni yaratandan daha çok sevebilirsin ki? Kimi o kadar seviyorsan, bil ki uçurumun odur. Nasıl seviyorsan dibi o kadar derin ve karanlık olur..."