·288 syf.····Okunma: 23 Kasım 2024 23:08 Ali Şeriatinin Aydın kitabından sonra okuduğum ikinci kitabıydı. Fikrine bakış tarzına ve bilgi birikimine hayran kaldığım bir yazardır. Ali Şeriati bu kitabında Hz Fatıma üzerinden Müslüman kadının nasıl olması gerektiği ile ilgili yazdığı bir kitaptır. Şeriati Geçmişin baskıcı kötü uygulamaları ile bugünün modernizmi arasında sıkışan kadının Efendimizin terbiyesinden geçmiş İslamın yetiştirdiği hayatını İslami mücadeleye adamış Şahsiyetlerin tam olarak bilinmemesi tanıtılmamasının kadınlar üzerinden İslami toplumlarda yaptığı yıkımı yaptığı analizlerle okuyucuya itiraz hakkı bırakmayacak şekilde anlatıyor. Evet bu kitap rol model olarak Hz. Fatıma'yı günümüzün kadınlarına tanıtma çabasındadır ve bunuda şu sözleriyle dile getirmiştir;
Konuşmamızın mevzusu olan bu özel zemin, dayatılmış Batı değerleriyle mücadele için en büyük silahtır ve Batı'nın dayatması karşısında Müslüman toplumların genç nesillerinin bilinçli bir direniş gösterebilmesi için en büyük araçtır. İslam din ve tarihindeki canlı, yüce örnek şahsiyetler ve mümtaz simalar direniş için bir ilham kaynağıdır. Bu kişiler iyi bir şekilde anlaşıldığı, tasvir edildiği, ilmi bir tarzda ve bilinçli bir bakış açısıyla tekrardan tanındığı, isim ve anıları ihya edildiği, mesajları ve şahsiyetleri gündeme getirildiği takdirde; yeni nesil ve modem kadın eski geleneklerden, hurafe dolu irticai geleneklerden kurtulabilmek için Batı'nın modernizm adına yaptığı yozlaşmış davete olumlu yanıt vermeye gerek olmadığını anlayacaktır. Zira bu yeni nesil kendini inşa etmek için çok daha yüce ve aşkın iç dinamiklere sahiptir. Bu simaların ve bu örnek şahsiyetlerin başında ise Fatıma gelmektedir. Önemli olan ve tüm çabamızı vakfettiğimiz şey, kadınla ilgili tüm meselelerin; ilim, toplum, yaşam tarzı, sınıfsal ilişkiler, bilimsel bakış açısı ve dünya görüşüyle alakalı tüm konuların İslam'da zaten mevcut olduğu gerçeğini anlatabilmektir.
Hz.Fatıma
Efendimizin Dünya kadınları olarak Hz. Meryem Hz.Asiye Hz. Hatice ile beraber Hz. Fatımayıda işaret etmesi nasıl büyük bir şahsiyet olduğunu gösteriyor. Şeriatiye göre Hz.Fatıma;
Fatıma hakkında konuşmak çok zordur. Fatıma bir "kadın"dı. islam'ın öngördüğü gibi bir kadındı. Onun çehresinin tasvirini peygamber kendisi resmetmişti. Onu zorluk, fakirlik, mücadele ocağında, kendi derin insanî eğitim merkezinde yetiştirmişti. Onu eşsiz bir insan kılmıştı.
O, birçok açıdan örnek bir "kadın"dı. Babası için bir "kız"... Kocası için bir "eş"... Çocukları İçin bir "anne"...
Yaşadığı döneme ve toplumuna karşı sorumluluk bilincine sahip "direnişin ve bilincin sembolü" bir kadın... O bir "imam", bir numune, bir ideal, bir "örnek insan"dı. Kendi kişiliğini kendisi inşa etmek isteyen her kadın İçin bir "şahitti"... O akıl almaz çocukluğuyla, dâhili ve harici cephelerde verdiği devamlı mücadelesiyle, babasının ve eşinin evinde, toplumda, düşüncede, hareket ve yaşamında; kadının "nasıl olması gerektiği" sorusuna cevap vermiştir.
Evet Hz. Fatıma Müslüman kadınlar için bir rol model bir idol.
Kitabın bazı yerlerinde Ali Şeriati Din İle Geleneğin birbirine karıştırılmasını ele almıştır ve haklıdırda bugün bile bizim toplumumuzda bazı gelenekler Din adına yapılır ve dinş geçer olmuştur.
Kitapta İslam'ın kurduğu aile ile batının resm ettiği aile arasındaki farklılığı ve üstünlüğüde şu sözlerle okuyucuya aktarmıştır;
Aile merkezli lslam anlayışı ile -bundan bahsedildi - kadının bi-, reyselliğini merkeze alan Batı anlayışı arasındaki fark şudur: Batı' da evlilik, kadın ve erkeği yan yana ama birbirinden bağırrısız eşler -aile değil- ve iki ayn bütün olarak telakki edilirken; aileyi merkeze alan lslam, erkek ve kadını aileyi kuran bir bütünün iki parçası olarak görür. Bu iki parça bir bütünü oluşturarak birbirini tamamlar. Bu iki bakış açısı, İslami aile yapısındaki kadın-erkek ilişkileriyle Batı aile yapısındaki kadın-erkek ilişkilerini açıkça ortaya koymaktadır. Bir tarafta yan yana iki bütün; diğer tarafta bir bütünün iki yansı ki, buna aile denir. İslam erkeğe der ki;'Sen kadın için bir örtüsün." Ardından kadına döner ve der ki: "Sen erkek için bir örtüsün." Bu bakış açısı lslam'da kadın erkek ilişkilerinin aile merkezli düşünüldüğünün açık bir göstergesidir. Biz bir ailenin iki ortağı değiliz, bilakis biz "bir"iz. Bu "bir"in adı da ailedir.
Ali Şeriati kitabın çoğu yerinde insandaki manevi ve insani değerleri bir kenara bırakıp herşeyi cinsellik üzerine kurarak kendi tabiri ile eşekleştirerek erkeği ve kadını kapitalist burjuvazinin emrine vermeye çalışan Sigmund Freud'uda eleştirmiştir.
Şiddetle okumanızı tavsiye ettiğim bir kitaptır. Şimdiden keyifli okumalar.
Saat 00.30
Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü olması sebebi ile Bütün Kadın Öğretmenlerin ve bugün ilk görev yerine ataması gerçekleşen İngilizce Öğretmeni Kız Yeğenimin Öğretmenler Gününü kutlar ve İslamın bütün Kadınlara saygımı sunarım.