Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 24 Kasım 2024 00:50 Alman edebiyatı yazarlarından biri olan Patrick Süskind’in Koku isimli eseri; sevgisiz büyüyen, insan olmaya dair hisleri ruhunda barındırmayan yalnızca kokulara aşırı hassasiyet gösteren katilin yaşamını anlatan bir roman.
Patrick Süskind, 18. yüzyıl Fransa’sında dünyaya gelen Jean Baptiste Grenouille isimli dahi bir katilin yaşamını doğumuyla birlikte anlatmaya başlıyor. Grenouille krallığın en pis kokan yerinde, annesinin balık tezgahının ardında doğar, annesi tarafından ölüme terk edilir. Annesinin evlat katilliğinden idam edilmesi sebebiyle sütanneye verilir, sütanneler tarafından şeytana benzemek, bebek gibi kokmamak gibi çeşitli nedenlerle reddedilerek kilise aracılığıyla Madame Gaillard’ın bakımevine yerleştirilir ve sekiz yaşına geldiğinde de bir tabakhaneye çırak olarak satılır.
Metnin kırılış noktası, bütün kokuları en ince ayrıntısına kadar duyan, dünyayı koku duyusuyla anlayan Grenouille’nin kendi kişisel kokusunun olmadığını fark ettiği anda başlıyor. Grenouille kokusuz olması sebebiyle yaşadığı toplumda kabul görmez, normlar sistemi dışında kalır. Yaşadığı toplumda dışlanmamak, kendini ispat etmek adına insanlığın kokusunu üreterek var olabilmenin arayışı içine girer ve bir dizi cinayet işler.
Bir katilin hikayesi vasıtasıyla insan psikolojine ait temaları işliyor yazar: içinde yaşanılan topluma duyulan yabancılık, hayatta kalma savaşı, insanları kokudan ibaret olan bir nesne olarak görmek, insanın doğasında bulunan güç-otorite- hakimiyet istekleri, insanın kendi tabiatındaki karanlık taraflarıyla yüzleşmesi, bireylerin kokulara karşı verdikleri reaksiyonlar ve bunların toplumdaki yankıları.
Koku, sıra dışı bir yeteneğe sahip olan başkahramanıyla olsun, estetik ve psikolojiden aldığı parçaları bir araya getirmesiyle olsun sevdiğim eserlerin arasında yerini buldu.