Gönderi

Bizimle alay mı ediyorsunuz?
1/10
·764 syf.··
2024 6. kitabı
Aslı Arslan’ın Beyaz Leke kitabı, sadece zamanınızı boşa harcamakla kalmıyor, aynı zamanda mantığa meydan okuyan bir karmaşa sunuyor. 2027 yılında geçtiği iddia edilen bu hikaye, okuyucuyu bilimkurgu ya da distopya atmosferine çekmek bir yana, sürekli "Bu nasıl olabilir?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Örneğin, ana karakter Eftalya’nın her gün gidip geldiği bir örgüt evinin devlet tarafından tespit edilememesi kadar komik bir detay daha zor bulunur. 2027 yılındayız, yani teknoloji çağının zirvesi. Ancak Arslan’ın hikayesinde, devletin temel takip yeteneklerinden bile yoksun olduğu ima ediliyor. Daha da saçma olanı, araçla kaçış sırasında havadan bir takip düzenlenmemesi. Bu, günümüz standartlarında bile kabul edilemez bir hata. Hikayede ciddiyet arıyorsanız, yanlış yerdesiniz. Devlet büyüklerinin katıldığı bir davette, bir hakimin öldürülüp kimliğinin bile tespit edilememesi başka bir mantık felaketi. Bu olay, sıradan bir polisiye dizisinde bile daha iyi işlenirdi. Ancak bu kitapta, temel gerçeklik algısı bile çiğnenmiş durumda. Hikayenin absürtlüğü bununla sınırlı değil. İşkenceyle kolu kesilmiş bir karaktere "protezin hemen tedarik edilmesi" gibi inanılmaz detaylarla karşılaşıyoruz. Ayrıca, takip çipi gibi modern teknolojik unsurların hikayeye katılması güzel bir fikirken, "idamdan önce çıkarılması" gibi bir saçmalıkla bu fikir yerle bir edilmiş. Hangi mantık, çipi idam öncesinde çıkarmayı gerektirir? Bu, sadece kötü bir yazım değil, aynı zamanda okuyucunun zekasına hakarettir. Tüm bu mantık hatalarının üzerine, ülkedeki en önemli mahkumun avukatının kimse tarafından ciddiye alınmaması, savcının bile durumdan bihaber olması gibi trajikomik detaylar ekleniyor. Hapishane sahnelerinde mahkumların her gün işkence gördüğü anlatılırken, aynı hapishanede mahkumlara kek verilmesi gibi tuhaf detaylar, kitabı ciddiye almayı tamamen imkansız hale getiriyor. Yazım dili de bu hataları telafi edemiyor. Fazlasıyla abartılı romantizm, hikayeye derinlik katmak yerine onu daha da sığlaştırıyor. Karakterlerin duygusal dünyası klişe diyaloglarla boğulmuş, hiçbir gerçeklik hissi yaratmıyor. Sonuç olarak, Beyaz Leke sadece kötü bir kurgu örneği değil, aynı zamanda yazım hataları ve tutarsızlıklarla dolu bir zaman kaybı. 10 üzerinden 2 Beyaz Leke puan vermek bile bu kitap için fazla cömert bir değerlendirme olur.
1000Kitap
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
··
2 +1'leme
·
18,5bin Gösterim
30 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Cok bir bilgim yokru,hatta hic yoktu ögrenmis ve uzaklasmis oldum tesekkür ederimm.okuyasim yoktu artik hic yokk İncelemen de cok gzurl olmus
Feride Erden tesekkür ederim önerin için,şu anlık okumayı pek düşünmüyorum.
ilk bölümü okumuştum sadece ve şey çok garip gelmişti, tugay hep hapishanede işkenceye maruz kalmış ama tüm gardiyanlar ona yaklaşmaya korkuyordu, kim eziyet etti bu elemana o zaman
@Nisanur_by beynimizin küçük bir yüzdesini kullanmaya zahmet etsek yaşanacak olay🙄
Kitap okuyunuz Wattpad değil. Böylece zamanınız da kaçmaz keyfiniz de azalmaz
Nehir üsluba bak, yazıma bak :) siz sormayın mümkünse zaten. Siz devam edin wattpade
Evet senin ile alay ediyoruz 2027 evet teknoloji gelişmiş olmalı fakat kitapta yozlaşmış bir devlet anlayışı geçiyor herkes yaşamının derdinde yada paranın avukatlar savcılar artık her neyse hepsinin aklı bir karış havada zaten işini düzgün yapan yok adalet anlayışı yok ki bu anlatılıyor tugaydan herkesin korkması onun önemli biri olması, ona işkence edenler ise onun fikirlerine saygı duymayanlar hapisanede onu seven gardiyanlar var zaten ona yardım ediyorlar bazıları korkuyor bazıları ise ondan nefret ediyor ve ondan nefret edenler ona işkence ediyor