Megan BannenHart ve Mercy’nin Ölüler Şarkısı
Tanria'nın garip ve büyülü diyarlarında mareşallik görevi yapan Hart, yalnızlığını düşünmek için bolca zamanı olan bir adamdır. Mercy ise hiç boş vakit bulamayan bir kadındır; tek başına Birdsall & Son Cenaze Hizmetleri’ni ayakta tutmak için çabalarken Hart gibi huysuz tiplerle sürekli karşılaşır. Mercy ile yaşadığı bir başka sinir bozucu olaydan sonra Hart "Bir Arkadaş"a hitaben bir mektup yazar. Şaşırtıcı bir şekilde, mektubuna gizli birinden bir cevap alır ve aralarında beklenmedik bir dostluk başlar.
YORUMUM;
Kitabın ilk bölümleri biraz yavaş ilerliyor, kitabı bırakmadan devam edince olayların ardı arkası kesilmiyor soluksuz devam ediyor. Mercy ailesinin ölüler şirketini ayakta tutmaya çalışıyor ve tüm yükler birer birer onun omzuna yükleniyor. Mercy'nin bildiği bazı sırları kimsenin öğrenmemesi gerekiyor.
Okuduğum kitapları baz alarak söylüyorum beni sinir krizine sokan bir aile yapısına sahip. Her konuda mı kötü olur bir aile? Eve bunlar saf kötü. Kendileri bir halta yaramıyor ama konu Mercy olunca bütün kabahat onun. Gelelim Hart'a ayy tam bir ketum, ruhsuz ve bir o kadar meymenetsiz. Ama Mercy'le olan mektuplaşmalarda adam bir tatlı, bir samimi aklım hayalim şaştı.
Bu mektup arkadaşlığının sonu nereye varacak, ikili buluşma kararı alınca ortalık fena alevlenecek, ilk kim fark edecek? Gelelim kitabın ikinci kısmına yani can alıcı noktalarına, sonlara doğru kitapta evren o kadar güzel işlenmiş ki bayıldım. Zaman, mekan ve kurgu biraz karmaşık. Eski tanrılar evrene kötülük yayınca Yeni tanrılar boş durur mu hobaaa hodri meydan. İnsanların ruhu bağırsakta yaşıyor. İnsan ölünce cesedi kontrol etmek için bağırsağa yerleşen ruhlar var.
Kitap aşırı tuhaf, mezarcılar, cesetler, boş boş gezen ruhlar, konuşan hayvanlar vs vs... Çıtır çerez bir kitap.