Ölmek, hesabı kapatmış olduğun anlamına gelmez. Nerede olursan ol yükümlüsün.
İnsanlar arasındaki ilişkiler sürecekse araya biraz mesafe koymanın en iyisi olacağına inanıyordu.
Merhaba arkadaşlar bugün The Kitap Yayınları ndan #cadıkazını adlı eserle karşınızdayım. Hint kültürünü yansıtan bir eser. Bizim kültürümüze benzeyen yanları olsa da artık bu kadarı çok fazla diyeceğiniz kısımlar mevcut.
Birbirini sevip evlenen bir çiftin yaşadığı zorlukları okuyoruz. Kumaresan iş için köyünden ayrılıp kasabaya çalışmaya gider. Zamanla Saroja dikkatini çeker ve ondan hoşlanır. Kendi köyündeki kızlara bir kez bile başını kaldırıp bakmayan Kumaresan Saroja'ya aşık olur. Tâbi ki bu hisler karşılıklı. Bir gün kaçarak evlenip ve Kumaresan'ın köyüne giderler. Köye vardıklarında; bütün köy ve Kumaresan'ın annesi onları istemezler.
Geleneklerine göre başka kastan evlenmeleri yasak. Saroja beyaz tenli ve bütün köyden çok farklı, başka kastan olduğu açıkça belli oluyor. Kumaresan'ın annesi ona büyü yapıldığını dile getirerek ağıtlar yakar. Saroja'yı cadı diye suçlar durur. Herşeye rağmen hangi kastan olduğu saklanır, hiç kimsenin bilmesini istemezler. Bakalım bu sırrı nereye kadar saklaya bilecekler? Zamanla herşey yoluna girer diye umut ederken iyice kötüye gider Kumaresan ve Saroja' nın evlilikleri.
Bakalım Saroja ve Kumaresan aşkı bütün kötülükleri, bu ırkçı yaklaşımı ve bütün gelenekleri yenecek mi? Devamı için sizi okumaya davet ediyorum
Kitabın konusu ve akıcılığı muhteşemdi . İlk sayfadan itibaren içine çekiyor insanı ve biran önce bitirme isteği oluşuyor. Benim büyük bir keyifle okuduğum kitaplardan biri oldu ve kesinlikle sizlere de tavsiye ederim mutlaka okuyun derim