SPOILERRRRRRRR
Bu kitapta bir insanın aşk gibi güçlü bir duygu ile içindeki potansiyeli ortaya çıkararak, okuyup dünyayı anlaması ve yazarak dünyasını anlatması böylece yepyeni bir zihinsel dünya inşa etmesi anlatılıyor.Gelişim gösterdikçe yüzüne dahi yansıyan bir değişim gösteren Martin'in ilkellikten gelişmişliğe geçerken siması bile yumuşuyor.Artık dürtüleriyle, güdüleriyle değil bilginin olgunluğuyla hareket ediyor.Dünyayı anlıyor. İlk başta bunu seviyor. Ama sonra anladıkça dünyayı kendi dünyası küçülüyor, yalnızlaşıyor. O ulaşmak için can attığı insanlarla arasındaki sınıfsal farkın aslında sadece bir şekilcilik algısı olduğunu öğrendiğinde, kalitenin kıyafetler yada diplomada yazan eğitimlerle ilgili olmadığını da anlıyor. Gelişmenin de salt okuyup kuru bilgi edinmek değil bunu zihinde harmanlayıp hayata katmak ve bireysel bir fikir dünyası oluşturmak olduğunun farkına varıyor.Anlıyor, anlıyor ve anladıkta yalnızlaşıyor. Bazen en büyük mutluluk aptallık olabiliyor sahiden. İdrakı kuvvetli insanlar daha çok zorlanabiliyor yaşadıkları toplumda.
Parasını sevdiklerine dağıtarak, kendini insanların gözüne sokmayarak onu diğerlerinden ayıran para ve şöhretin de değerini yerle bir ediyor.Bu da en büyük meydan okuması oluyor Martin Eden'ın bu iğrenç zihniyet sistemine. Ablası ve ev sahibiyle olan bölümler insanın içini ısıtıyor ve iki kadını böylesine mutlu edişi belki de paranın alabileceği en değerli şeydir dedirtiyor.
Aslında kitabı Martinin öğrenme tutkusu ve azmini paylaşarak okuduğumda hayata başka bakmanın ne kadar kıymetli olduğunu düşünmüştüm. Ama gerçek şu ki insanız ve anlamaktan çok anlaşılmak, sevilmek, destek görmek istiyoruz. Martin bilgiye ne kadar doyarsa doysun ruhu sevgiye aç kaldı. Anlamak mutlu olmasına yetmedi. Dünyayı anladıkça insanları anlamakta zorlandı. Kitabı bitirdiğimde sonundan etkilendim ve üzüldüm.Aradığı saf sevgi onu o olarak kabul eden dünyaydaydı.İçimden keşke o beğenmediği Martin olarak kalsaydı dedim, en azından mutlu ve hayatta olurdu diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım.
Dipnot:Kendi kapasitesinin yetişemediği bir insanı küçük görüp bir proje gibi kalıba sokmaya çalışan Ruth'a da gıcık oldum. Kendince haklı tarafları olabilirdi belki. Ama Martinin sevgisini haketmemişti.