Bu güne kadar duyduğumuz en bilindik mitolojik ve islamik efsanelerin Türk kültürü gözünden kısa hikayelerle anlatıldığı bir kitap düşünün. Evrenin ve insanlığın nasıl oluştuğunu, ilk insanlar olan Töringey ve Ece’nin cennetten nasıl kovulduğunu, kadim Türklerde kaderin ve ölümden sonraki yaşamın nasıl yorumlandığını, büyük tufandan Nama’nın (Nuh) gemisiyle nasıl kurtulunduğunu, çocukların ve lohusa kadınların koruyucusu olan Umay anadan ve onun aksi olan albastının ne olduğu, Türklerin Bozkurt’tan nasıl türediğinden, ergenekon destanından, Oğuz Kağan’dan, Türk halkının müslümanlığı kabul edişinden, ilk şamanlardan ve korkut ata (dedem Korkut’tan) gibi en bilindik efsanelerden okuyucu hiç yormadan akıcı bir şekilde anlatılmıştır. Kitabı okuduktan sonra aslında Türk mitolojisinin de ne kadar zengin olduğunu görüyoruz. Bu kadar zenginliğe rağmen neslimizce kendi kültürümüzdeki mitoslardan ziyade Yunan mitoslarını daha bilir olmamızın nedenini; Türk mitoslarının çoğunun yazılı olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Zaten yazarımız da bu kitabı yazarken çoğu efsaneleri Çin,Rusya,Bizans ve Arap kaynaklarından yararlanarak derlediğinden kitabın başında bahsediyor. Bu sebeple Türk kültüründeki en yaygın mitosların kaleme alınıp derlendiği nadir çalışmalardan olduğunu düşünüyorum ve yazarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.