Puan vermedi·272 syf.··
2026 12. kitabı
Bugün size çok beğendiğim, tadı damağımda kalan bir kitaptan bahsetmeye geldim. Hani bazı yazarlar olur sizde yeri çok başkadır, kalemini çok beğenirsiniz ya işte İskender Pala da benim için öyle bir yazar. Kitaplarını alırken acaba beğenir miyim diye hiç şüphe etmem, okuduktan sonra da hep sevmişimdir zaten. Bu yeni çıkan kitabını gördüğümde gerçekten hemen okumak istemiş ve merakla beklemiştim. Gelir gelmez de hemen başladım, bitirdim. Öncelikle merak unsuru gerçekten ön plandaydı. Okurken bir bölüm daha, bir bölüm daha diye diye sona geldim Arka kapağı zaten okunduğu anda merak duygusu uyandırıyor. Hatta buraya da ekleyeyim, "10 Haziran 1617 sabahı Kulaksız Kabristanı'nda hatun kişi mezarı üzerinde, biri hanım üç ceset bulundu. Erkekler mezara kapaklanmış, kadın da erkeklerden birine sarılmış vaziyetteydi. Devrin ases teşkilatı aylar sonra üçünün de aynı vakitte öldüğünü açıkladı; aşk yüzünden..."  Halk hikâyesi tadında yazılan eserde aşkın yüceliği, insanlara sirayeti Kaknusia, Bahşı, İshak, Gunala gibi kahramanlar üzerinden etkileyici bir şekilde anlatılmış. Yazar; aşkın kişinin kalbine, zihnine yerleştikten sonra kişiyi nasıl ele geçirdiğini farklı açılardan görme imkanı sunmuş okurlarına. Bir de yazar, sanki kahramanların kulağına "ne olursa olsun aşka saygı duyun" diye fısıldamış gibiydi. Herkes aşktan haberdar, aşıklar için seferberdi. Doğru-yanlış, iyi-kötü yoktu sadece aşk vardı. Fedakarlık kavramıyla bütünleşmiş bir aşk... Sevginin bir üst merhaleye taşınmasıyla meydana gelen bu ulvi duygunun ne demek olduğunu bir kez daha hatırlatan bir kitaptı. Okurken "insan aşık olacaksa böyle olmalı, aşk üzerine bir kitap yazılacaksa böyle yazılmalı" dedim içimden.  Sizi geçmişe götürecek olan bu eseri okumanızı tavsiye ederim dostlarım ben çok keyifle ve severek okudum
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.