Süheyla, Engin, Şükran... Maddiyat içinde maneviyatını kaybetmiş insanlar... Mustafa Kutlu günümüzün durumunu o kadar iyi yansıtmış ki. Aslına bakarsanız bu kitabı ikinci okuyuşum. İlkinde kafam biraz dağınık olduğu için tam olarak oturtamamıştım. Postmodern tekniklerin kullanıldığı eserlerin anlaşılması biraz zor geliyor bana. Onun dışında anlamadığım, sevmediğim, zorlandığım eserleri tekrar tekrar okuma gibi de bir huyum var İşte o eserlerden biri de bu. Neyse ki ikinci okuyuşumda her şey yerli yerine oturdu.
Yoksulluk İçimizde dokuz hikayeden ve hikayelerin arasına yerleştirilen altı tane levhadan oluşur. Hikayelerin her biri ayrı ayrıdır fakat art arda okudunduğunda bir bütün oluşturur. Mustafa Kutlu'nun hikayelerinin özelliklerinden biridir bu.
Kitabın konusu evlilik yolunda olan Süheyla ve Engin'dir. Bu ilişki Engin'in eşyaya, maddiyata kapılmasıyla biter. Bu ayrılıktan çok etkilenen Süheyla, hayata başka bir pencereden bakmaya başlar. Kendini maneviyata verir. Bu değişim daha sonra Engin'in de hayatını sorgulamasına sebep olacaktır.
Yazarla tanışma kitabınız olacaksa bu eserden başlamayın derim. Ama daha önceden tanışmışsanız okumanızı tavsiye ederim.