Puan vermedi·238 syf.··
2023 82. kitabı
Okumayı çok isteyip bir türlü başlayamadığınız bir kitap oldu mu? Benim oldu. Çok fazla andığım kitaplar gözümde o kadar büyüyor ki sakin kafayla okuyamayacağım diye asla başlayamıyorum. Oğuz Atay'ın "Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım." dediği... Neyse ki bu huyumuzdan vazgeçmeye çalışıyoruz. Neyse çok uzatmayayım, Puslu Kıtalar Atlası da böyle bir kitaptı benim için. Değerli yani. Tarihi-fantastik türde yazılan eser postmodern tarzda olduğu için üstkurmaca, çok katmanlılık gibi unsurları da barındırıyordu. Örneğin İhsan Oktay Anar ile Uzun İhsan Efendi arasındaki bağıntı, baştan sona okuduğumuz her şeyin Uzun İhsan Efendi'nin düşleri olması... Çok çeşitli kahraman kadrosu, tek bir kahraman üzerine odaklanmamızı engelliyor ve her bölüm ilginç bir şekilde birbirine bağlanıyor. Tamam bu karakterin rolü bitti dediğiniz yerde bir de bakıyorsunuz diğer bölümün önemli kişisi olmuş :) Sürekli uyuyup düşlerinde dünyayı gezdiğini, bir atlas yazdığını iddia eden Uzun İhsan Efendi'nin düşlerini okuduğumuz bu eserin felsefi yönü de ağır basıyordu. Türü ne kadar tarihi- fantastik olsa da insanı düşünmeye sevk eden bir tarafının da olduğu yadsınamaz bence. Olağanüstü durumların yer alması nedeniyle de masalsı bir anlatımı vardı. Bu durum da yine gerçekliğin kırılmasında önemliydi. Bu eserden beklentim büyüktü ve beni hayal kırıklığına uğratsaydı gerçekten üzülürdüm. Şükür ki sevildi :)
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.