·328 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Kasım 2024 00:00 Okurken yer yer beni geren yer yer okumayı bırakıp iki nefes aldığım bir kitap oldu. Fazlasıyla sürükleyici ve gerçekleşen olaylar sizi fazlasıyla şaşırtıyor. Özellikle gece okumanızı öneririm. Beni fazlasıyla germişti. Kitabı kesinlikle öneririm. Hem sürükleyici hem de olaylar zekiceydi bence. Elbette tahminlerim gene yanlış çıktı ve kitap hiç düşünmediğim bir sonla bitti ona birazdan değineceğim ama önce biraz konusundan bahsedeyim.
Kİtabımız Paris'te yaşanan bir karmaşa ile başlıyor. Ana karakter olan polisimizi de orada tanımaya başlıyoruz. Çözdüğü davalarla nam salmış fazlasıyla başarılı fakat öfke sorunları olan bir baş karakterimiz var. Bir üniversite şehri olan Guernon'da yaşanan bir cinayetin ardından polisimiz oraya gönderiliyor. Cani bir şekilde öldürülmüş ceset, ardında iz bırakmayan bir katil ile karşılaşıyor. Aynı zamanda farklı bir bölgede yaşanan bir mezar hırsızlığı gerçekleşiyor. Bu iki suçu çözmeye çalışan iki harika polisin macerasını okuyoruz.
SPOILER!!!
Benim kendi fikirlerime gelecek olursak ben hep katilin anne olduğunu düşündüm. Hep bir dev olarak tasvir edilen bir katil vardı. Yazarın tuzağına düştüğümü en son anladım. Anneden bir dev olarak bahsedilerek ona odaklanmama neden oldu. Ama beni en çok şaşırtan Judith'in yaşıyor olup ikiziyle tek hayat yaşamaları. Şahsen bu bana saçma geldi. Judith'in ölüp Fanny'nin onun intikamını alıyor olması düşüncesi daha çok kafama yatardı. Diğer bir olay kitabın sonunda herkes öldü resmen. Niemans'ın ölümü de çok çabuk ve garip oldu. O an okurken anlamadım bile. Fanny'nin de kötü karakter olduğu bence baya belliydi ne zaman çıkacak diye beklemiştim. Ama gerçekten son 50 sayfa ağzım açık gitti. Kitabı bitirine 5dk sadece etrafa baktım.
Kitaptaki su, buz ve cam üçlemesi de bence baya zekiceydi. Bu da baya hoşuma gitmişti.