·881 syf.····Okunma: 28 Kasım 2024 01:38 Öncelikle çok akıcı bir kitap değil, okumak isteyenler buna hazırlıklı olmalı.
20. yüzyılın başlarında Avrupa'daki bilim ve felsefe alanındaki gelişmeleri bir kurgu etrafında ele almış Thomas Mann.
Zaman mekan algısının göreceli oluşunu çok başarılı bir şekilde işlemiş.
İsviçre Alplerinde Davos köyü yakınlarında mevsimlerin ve zamanın birbirine karıştığı büyülü bir dağa doğru yapılan tren yolculuğu ile başlıyor her şey.
Bir oluşum romanı (Bildungsroman) oldugu için olaylardan çok fikir ve düşünce gelişimi ağır basıyor.
Alman edebiyatı klasiği olsun diye yazılmış (öyle de olmuş) bir kitap, bunun en bariz ispati da baş karakterin adı, Alman denince akla gelen ilk isim: Hans.
Hans Castrop mühendis, kuzeni Joahim ise asker. Bu mesleklerin de tesadüf olmadığını düşünüyorum, mühendis üstün Alman teknolojisini, asker de Alman disiplinini temsil ediyor.
Bir yahudi cizvit,
bir İtalyan(settembrini) hümanist,
bir sömürgeci (peperkorn)sanırım ingilizdi,
başta Hans olmak üzere neredeyse herkesin aşık olduğu bir tatar güzeli (Clawdia)
ve Türk hayrani Dr Behrens...
işte böyle kozmopolit bir dağ kadrosu.