Puan vermedi·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Kasım 2024 12:50 Osmanlı’da Derin Devlet ve II. Abdülhamit ~ Yavuz Bahadıroğlu
.
Alıntılar;
.
Bir insan, resmi hayatındaki sertliği nispetinde hususi hayatında yumuşak huylu olabilir. Bunlardan birini mutlak surette ağır basacağı bilinen bir hakikat ise de insanın sertlik kadar yumuşaklığa da ihtiyacı vardır. Bunun tersi de aynı ölçüde elzemdir. Aksi halde robot olur.
.
Meselenin esas ve en ibret verici tarafi ise padişahın şahsında milletimizin hayatına kasteden canileri bir Türk şairinin alkışlamasıdır. Tevfik Fikret, Ermeni ve diğer düşmanlarımızın suikastçılarına, "BiR LAHZA-İ TEAHHUR" manzumesinde;
Ey şanlı avcı, damını beyhude kurmadın
Attın... fakat yazık ki yazıklar ki vurmadın Dursaydı bir dakikacağız devr-i bi-sükun
Bir hayır olurdu misli asırlarca geçmemiş... Gibi sözlerle yapılan işi alkışlıyordu.
.
Yunan ordusunu ben, pekiyi bilirim. Katiyen disiplini yoktur ve balkanların en kıymetsiz ordusudur. Yunan milletinin de bütün meziyeti şarlatanlığındadır. Atıp tutmasını pek severler. Çok cesaret taslarlar amma, bir defa da tokat yediler mi- adamakıllı sinerler.
.
Lord Fischer, Times gazetesinde neşrolunan hatıratında diyor ki; Akdeni filosunda üç yıl süren Amiralliğim sırasında iki mühim şahsiyete tesadüf etmiştim. Sultan II. Abdülhamit ve paşa XIII. Leon… Birinci şeytanca bir zekâya sahip olmakla beraber, öbürü kılı kırk yarıcıydı. II. Abdülhamit’e karşı şahsen derin bir hürmetim vardır. Bu gibi işleri iyi bilenler, onun bütün Avrupa’nın en usta diplomatlarından olduğuna hükmetmekte gecikmezler.
.
İttihat ve Terakki Cemiyetinin bazı mensupları isyan etti. Kendilerini durdurmaya çalışan subaylara, kendilerine cephe alan masum halka kurşun sıkmaya başladılar. Bütün bunlar “Hürriyet, adalet, müsâvat (eşitlik), uhuvvet (kardeşlik)” gibi, İttihat ve Terakki’nin yaldızlı sloganlarını gerçekleştirmek için yapılıyordu. Ancak İttihat ve Terakki iktidarında bunların hiçbiri gerçekleştirilemeyecek, memleket daha koyu bir istibdada yuvarlanacaktı.
.
Kitap Yorumu;
Kitap derin devletten ziyade daha çok Abdülhamit üzerinde tamam bazı bilgiler var ama bunların asıl kurucularına dayanılmamış yüzeysel kalmış gibi mesela ittihatçıların asıl kişileri veya altında ki sebepler yüzeysel kalmış gibi olsa da gerçek tarih manasında olanları da göstermek adına başlangıç gibi nitelendirilebilir. Osmanlı’nın son bir kaç padişahın nasıl indirilip de nasıl diğerlerinin gelmesi, Abdülmecid’in ölümü aslında intihar gibi gösterilip ama öldürülmesi ve bu işte parmağı olanların söylenmesi gibi bir kaç önemli konulara da temas etmesi söz konusu. Kapak görüntüsü gibi Derin Devlet kısmı benim beklentimin altında kalsa da bilgilenmek adına faydalı alıntılardan bir kaç şey paylaştım çok daha fazlası kitapta var!
Kitapla kalın!