·336 syf.····Okunma: 21 Aralık 2017 00:00 Türk polisiye kitapları arasında en iyilerden biri olmaya aday bir kitap "Hasta Şehir."
Eser ismi ile içeriğinin işleyişi ile oldukça uyumlu olmuş...
Bir diğer nokta ise yazarın eserini, ülkemizde şehit ve gazilere ithaf etmesi. Eserin içinde şehit olan güvenlik görevlilerimiz de kurguda yerini almış...
Kitabın ana konusu İstanbul'da dehşet verici cinayetlerin işlenmesi...
Yazar olay yerlerini en ince noktasına kadar betimleyerek, okuru kitabın içine almayı başarıyor...
Üç sıkı dost! Emre, Efe ve Burak...
Üçü de cinayet masasında görevli. Kader ise onları cinayet masasında göreve başlamadan önce buluşturuyor ve dostluklarının temeli, aynı evi paylaşacak kadar ilerletiyor...
Eski Özel Harekatçı, kendi başına buyruk, kolay konuşmayan, ketum bir kişilik olan Emre yeni görevinde, İstanbul'da işlenen yedi cinayeti sorgularken yardımcısı ve can dostu olan Efe'de ona yardım etmek ve cinayetleri çözmek için var gücü ile çalışıyor. Aralarına yeni katılan Gülşah ise Burak'ın geçirdiği buhranlı dönemde onlara destek olmaya çalışıyor...
İşlenen cinayetlerde kurbanı öldüren katil intihar ediyor. Cinayet masası ekibinin derin araştırmaları sonucu görünenler ile olayların örgüsünün farklı geliştiği ortaya çıkıyor...
Gerçekten her şey gördüğümüz gibi mi gerçekleşiyor yoksa bakmak istediğimiz gibi mi görüyoruz?
Son sayfalara kadar temponun düşmediği, betimlemelerden dolayı İstanbul'u adım adım geziyormuş hissi, cinayetlerin işleniş biçimi Amerikalı Charles Manson'un işlemediği fakat seri katil diye ünlendiği olay kurgusuna dikkat çekecek şekilde ilerliyor...
Çocuk yaşta yaşanan derin travmaların yetişkinlik hayatımızda tekrar gün yüzüne çıkarak, insanın intikam duygusunu nasıl beslediğini, son sayfalarda okurken, katilin imzası olan cinayet işleme şeklindeki ayinsel işleyişe şaşırmadım desem yalan olur...
Eser, seri olacak gibi...
Sebebi ise, yarım kalan konuşulmayan konuların olması...
Yazar, Osman Aysu'nun da dediği gibi, " Yazarın anlatım tekniği ve betimlediği kişilerin olağanüstü gerçekliği romandan duyulan hazzı, inanılmaz boyutlara eriştiriyor...
Kalemdaşım olan Yunus Emre Eroğlu'nu tebrik eder, başarıların devamını dilerim...