Gönderi

7/10
·256 syf.··
2024 118. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Kasım 2024 00:28
2004 yılında yazarı öldükten sonra kıymete binen ödüllü bir kitap Hiç. 1944 yılında Nadal ödülünü kazanmış. Ama işte alışık olduğumuz üzere yazarının ölümünün ardından yeniden keşfediliyor ve okurlarıyla buluşuyor. İspanya İç Savaşı'nda anne ve babasını kaybeden on sekiz yaşındaki Andrea üniversite eğitimi için Barcelona'ya büyükannesinin ve dayılarının yanına geliyor. Ve bu gelişini şu cümleyle anlatıyor: "Elimde gençliğimden ve hevesli umutlarımdan aldığım güçle kendi başıma taşıdığım ağır mı ağır, neredeyse tamamı kitapla dolu, kocaman bir valiz vardı." Andrea bu yolculuğa çıkarken onu bekleyen hayatla ilgili hayalleri vardı ama bir gece vakti kapısını çaldığı bu ev hiç ama hiç onun hayalleriyle örtüşmüyordu. Savaş onları da sefaletine sürüklemiş ve ellerinden servetlerini alırken beraberinde ruhsal sağlıklarını da almış. Andrea bu yıkıntının içinde ayakta kalmaya çalışırken aslında o da yavaş yavaş onlardan biri olmaya doğru sürüklenir. Kitabın arka kapağını okuduğumda beklentilerim daha yüksekti. Pek çok eleştirmen tarafından yirminci yüzyılda Avrupa'da yayımlanan en önemli yapıtlar arasında sayılmış. Buna istinaden bende başlangıçta hissettiğim heyecanla olayların gidişatında belki biraz daha yükselmeyi bekledim. Ama olmadı. Sonunu da aceleye gelmiş gibi hissettim. Amaaaa yine de güzeldi. İyi ki okudum.
HiçCarmen Laforet · Metis Yayıncılık · 2007180 okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.