Gönderi

Puan vermedi·228 syf.··
2024 163. kitabı
İlk kez Burhan Sönmez okudum ancak son olmayacağı kesin.Çok severek ve etkilenerek okudum ben. Neredeyse kitaptaki her satırı çizdim. Edebi ve akıcı bir dili var. Mutlaka okumalısınız. "Aslında uzun hikaye ama ben kısa anlatacağım." cümlesiyle başlayan hikayelerden oluşuyor İstanbul İstanbul. Devrimci oldukları gerekçesiyle işkence altında olan dört kişinin hücredeki yaşam mücadelesini anlatıyor.Doktor, Küheylan Dayı, öğrenci Demirtay ve Berber Kamo'nun acı ve umut dolu sohbetlerine tanık oluyoruz. Bedensel ve ruhsal acılarıyla başa çıkmaya çalışırlarken gerçek ve hayaller birbirine giriyor. Hikayelerin hepsinde ayrı bir mesaj ve konu var. Bu dört mahkumun düşündürücü ve gizemli hikayesini okurken varolma mücadelesine, her acıya rağmen umudun hep var olduğuna tanık oluyorsunuz. Bol bol İstanbul sokaklarında dolaştırıyor yazar bizi, sanki biz de hücredeymişiz gibi yitip giden geçmişe dalıp, hayali olarak kurulan sofralara misafir oluyoruz. "İstanbul'da ekmek ve özgürlük, birinin diğerine esir olduğu iki arzuydu. Ya ekmek için özgürlük gözden çıkarılır ya da özgürlük uğruna ekmek feda edilirdi." (Sayfa 166) "Acıda herkes yalnızdır." (Sayfa 84) "Ya yoksuluz ya mutsuz, çoğu zaman ikisi birden. Bize umut telkin ederler. Umut sayesinde kötülüğe katlanırız. Ama bugün bizim değilse, yarının garantisi ne? Umut vaizlerin, politikacıların, zenginlerin yalanıdır. Bizi sözcüklerle kandırır, gerçeğin üzerini örterler." (Sayfa 59)
İstanbul İstanbulBurhan Sönmez · İletişim Yayınları · 20191,277 okunma
·
44 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.