Gönderi

Puan vermedi·272 syf.··
2024 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2024 20:31
Spoiler içerir. Bu kitap Ahmed Günbay'dan okuduğum ilk kitap oldu. Oldukça beğendim ve başka kitaplarını da okuyacağım. Sürükleyici ve keşke önceden okusaydım daha çok severdim dediğim bir kitap. Ablamdan öncesinde yazarı duymuştum ama hiç kaale almamıştım, pişman olmadım değil açıkçası;) ~ Konusuna gelirsek Hasret adındaki bir kızla başlıyor kitap. Hasret biraz mazlum, çekingen, kibar ve iyi bir kız. Hayalleri var gerçekleştiremediği daha doğrusu öyle sandığı desem daha doğru olur. Suat ise sıkıntılı bir tip ama yazar böyle kötü emelli bir tipe bile sayfalar ayırması takdir edici lakin ben yazsam Suat'ı gömerdim. Yazar onun düşüncelerine, hayata bakışına bile yer vermiş. Açıkçası ben ilk başta aşk üçgeni üzerinden gider sanmıştım fakat olaylar tahmin ettiğimin dışında ilerleyince kitabı bir solukta okudum. Dursun yani Hasret'in babasının Suat'ı(kendisi tam bir pislik) öldüreceği en bariz gerçekti ama insan bi durup acaba olmaz mı diye düşünmüyor değildi. Dursun'un odasına girip bir şey demeden Suat'ın yanına dönerken silahı aldığı barizdi ama sakin tavrı insanı ikilemde bırakıyordu. Herkesin önünde vurmasını hele hiç beklemiyordum ne yalan. Suat'ın Hasret'e olan sevgisinin de yapay olduğu aşikardı zaten. ~ Kitabın Hasret'in oğlu olan Armağan'la devam etmesini beklemiyordum. Hasret'in yaşadıklarından olaylar devam eder hatta bebek en sonda büyür gibi bi düşüncem vardı ama Armağan büyüdü ve olaylar onun etrafında tekrar şekillendi ki bence güzel de oldu. Betimlemeleri, içinde şiirlere yer vermesi de ayrı bir güzellik katıyor. Ben yazarı çok başarılı bulduğum için diğer kitablarını da çok merak ediyorum. Okumaya da başlayacağım. Tavsiye de ederim okumaya değer. ~ Sayfa 250 de Hasret'in tekrar sevdiğinden evlenme teklifi aldığında, "Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin. Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde, Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin. Velhasıl o rüya duruyor hâlâ yerli yerinde." Ve bu şiirin ardından Armağan'ın annesine: "Gecikmiş bir saadetin, belki de müjdeci satırlarıdır bunlar kim bilir... Yaşanmamış sevgiler, kırık umutlar bırakmışız ardımızda. Kırık sandığın kanatların iade edildi anne." demesi peki... Kısacası son sayfalarında bir tık duygusal biri olarak biraz parçalandım ama toparlarım. En azından mutlu sonla bitti.(çaresizlik) ~ Kitabı okurken bana eşlik eden şarkı da, ♬ Sezen Aksu - İçime Sinmiyor
Günahın RengiAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 20121,444 okunma
·
106 Gösterim
1 Yorum
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.