·263 syf.····Okunma: 01 Aralık 2024 01:26 Kadının toplumda süregelen objeleştirilmesinin ve yaptığı her hatanın toplum içinde ayıplanmasını hak gören Püriten toplumunun nasıl aynı suçun ortağı olan bir kişiyi yıllarca dışlarken diğerini el üstünde tutup ruhani varlığına kapılmasını gözler önüne seriyor. Kadının ayıbı herkese açıktı ve o ayıbının meyvesiyle toplumun gölgesinde ızdırap içinde yaşarken, aynı günahın ortağı olan erkek, günahını saklamaya ve söylemeye cesaret edemez. Tıpkı Adem'in elmayı yedikten sonra Havva'yı suçlaması gibi erkekte toplumun dindar adamı, rahibi olmasına rağmen kadını suçlayanlara katılır ve aynı günahın ortaklığıni gizler. Ama kadına dışardan vurulan damga onun ruhuna vurulmuştur oysa. Ruhunu içten içe kemirir ta ki son nefesine kadar ve ölümün pençesinde itiraf eder günahıni, toplumun ayiplamalarini duymadan, toplumdan dışlanmadan, iğrenç bakışlara maruz kalmadan çelimsiz ruhunu ve bedenini ölüme teslim eder. Oysa kadın hatasının bedelini açıkça ödemiştir göğsündeki damgayla gezerek. İşte o soru geliyor akla kim daha güçlüydü? Ne olmuştu toplumun yapı taşına, güçlülüğün sembolü olan erkeğe?