Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

DAMGA!!! BİRİ BEDENDE BİRİ RUHTA
9/10
·263 syf.··
2024 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2024 01:26
Kadının toplumda süregelen objeleştirilmesinin ve yaptığı her hatanın toplum içinde ayıplanmasını hak gören Püriten toplumunun nasıl aynı suçun ortağı olan bir kişiyi yıllarca dışlarken diğerini el üstünde tutup ruhani varlığına kapılmasını gözler önüne seriyor. Kadının ayıbı herkese açıktı ve o ayıbının meyvesiyle toplumun gölgesinde ızdırap içinde yaşarken, aynı günahın ortağı olan erkek, günahını saklamaya ve söylemeye cesaret edemez. Tıpkı Adem'in elmayı yedikten sonra Havva'yı suçlaması gibi erkekte toplumun dindar adamı, rahibi olmasına rağmen kadını suçlayanlara katılır ve aynı günahın ortaklığıni gizler. Ama kadına dışardan vurulan damga onun ruhuna vurulmuştur oysa. Ruhunu içten içe kemirir ta ki son nefesine kadar ve ölümün pençesinde itiraf eder günahıni, toplumun ayiplamalarini duymadan, toplumdan dışlanmadan, iğrenç bakışlara maruz kalmadan çelimsiz ruhunu ve bedenini ölüme teslim eder. Oysa kadın hatasının bedelini açıkça ödemiştir göğsündeki damgayla gezerek. İşte o soru geliyor akla kim daha güçlüydü? Ne olmuştu toplumun yapı taşına, güçlülüğün sembolü olan erkeğe?
Kızıl HarfNathaniel Hawthorne · Karbon Kitaplar · 20201,346 okunma
Kızıl Damga
8/10
·263 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 22:37
Orijinal adı “The Scarlet Letter” yani Kızıl Harf olan ve 1800lü yıllarda Amerikan Edebiyatına damgasını vuran bu eserin Leke ya da Kızıl Damga adlı çevirileri de mevcuttur. Ana karakter Hester Prynne yasak bir aşkın meybesi olan Pearl adlı bir kız çocuğu dünyaya getirir ve İngilizcede zina anlamına gelen Adultery kelimesinin baş harfi olan “A” harfini adeta kızıl bir damga gibi göğsünde taşır. Püritan bir toplumun ahlak anlayışına zıt olan ve büyk bir günah olarak kabul edilen bu davranış Hester Prynne’i her yerde takip eden (aynı zamanda purify yani aklanmak, arınmak için mücale etmesi gereken) kara bir lekedir. Hem aşığını hem de puritanizme aykırı olan evlilik dışı kızını korumaya çalışan bir annenin hikayesi. En son üniversite yıllarında okuduğum bu eseri yeniden okumayı ve anımsamayı düşündüm.
Kızıl HarfNathaniel Hawthorne · Karbon Kitaplar · 20201,346 okunma
Kızıl Harf
9/10
Roman; Nathaniel Hawthorne; Çeviren: Alâattin Bilgi; K Yayınları; 322 Sayfa (8)(26 Mayıs 2008) Dün akşam ABD'li roman ve kısa hikâye yazarı Nathaniel Hawthorne'a (d.1804 - ö.1864) ait KIZIL HARF başlıklı romanı devrettim. Benim okuduğum kitap K Yayınlarının 1975 yılında basılmış bir nüshasıydı, Alâattin Bilgi çevirmişti Türkçemize,,, 322 sayfa idi. Romanı okuyacaklar buradan sonrasını okumasın(!): Hester Prynne kahramanımız,,, evli iken meşru sayılmayan bir ilişkiden bir çocuk dünyaya getirir. Kadın, ceza verileceklerin çıkarıldığı sehpada uzun uzun sorgulanmasına ve tüm ısrarlara rağmen çocuğun babasının kim olduğunu söylememektedir. Toplum, ömrü boyunca üzerinde 'kızıl bir harf' taşımakla cezalandırır Hester Prynne'i... Asıl kocası ise o sıralar ihtiyarlamıştır ve başka bir yerde yaşamaktadır. Hester Prynne cezasını kabullenir fakat mümkün olmasına rağmen yaşadığı bölgeden ayrılmaz. Anası ile babası arasında evlilik bağı olmadan dünyaya gelen "babası bilinmeyen çocuk" ise büyür, yedi yaşına gelir. (Pek gereksiz bir ayrıntı gerçi ama Yazarımızın bu kız çocuğunu bir şeytanın yavrusu gibi göstermeye çalışmasını vurgulamadan geçmek istemiyorum.) Hester Prynne'nin aynı yerde yaşamak, görmek zorunda kaldığı, kimselerin bilmediği 'Baba' ise toplum içinde son derece saygınlığı olan biridir. Baba, aslında herkesin tanıdığı bir rahiptir... Asıl Koca döner gelir ve karısının işlemiş olduğu bu suça karşılık bir ceza vermek ister: Hem eski karısına, hem de onun maşuğuna... Roman, kahramanlarını kısaca tanıttığım bu insanlar arasında gelişen olayları: Aşkı, günahı, gururu, intikamı ve hatta çevrenin kişi üzerindeki baskısını çok güzel anlatıyor.
İnsana ve Hayata Dair
Kızıl HarfNathaniel Hawthorne · Karbon Kitaplar · 20201,346 okunma
#1001kitap~~~
8/10
·304 syf.··
2022 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2022 22:56
Nathaniel Hawthorne, yazar soyadına sonradan "w" eklettirir akrabalarından kendini ayırmak isteyerek şu bilgi ile zaten benim için "1-0" önde başlamıştı kitap :))) ve ondokuzuncu yüzyılın Amerika'sında yaşayan üç büyük ro­mancıdan 1i olup, insanın insanla, insanın toplumla ilişkilerini, karmaşık duygu dünyasını derin­lemesine işleyen yazarlar arasında sayılıyor. Kitaplarında ortaya attığı sorunlar yalın, ama bütün insanlık için geçerli temel sorunlardır. Hawthorne'ın kitaplarının ana te­ması, günah ve suç durumları ile günümüzün de yal­nızlık ve yabancılaşma konuları üzerinden vurgu yaparak yalnızlığın, çevremizdekilerin sevgisin­den, anlayışından hoşgörüsünden yoksunluk ve tüm bunlardan ötürü yalnızlığımızın koşullarını hazırlayan toplum için günahı ve suçu oluşturan ortamın katı 1gerçekçisidir yazdıkları... ~~~Bu romanda genç ve güzel 1kadın var. Dinsel açıdan tutuculuğun bile ötesine kay­dırılmış, batıl inançların kölesi durumun­daki 1toplumda yaşamaktadır. Günün birinde de babası bilinmeyen 1kız çocuğu doğurmak zorunda kalıyor. Bu affedil­mez suçtan, bağışlanmaz günahtan sonra olaylar hızla gelişiyor, kadın da göğsüne vurulan kızıl damgayı ömrünün sonuna ka­dar taşımağa mahkum ediliyor. Ya suç or­tağı? Ya babasız çocuğun kaderi???~~~ diyerek başlayan kitap Hester Prynne ile kendisinden yaşça büyük kocası Roger Chillingworth uzun süredir ayrıdır. Hester, kocası uzaktayken, günah ortağı Arthur Dimmesdale ile tutkulu 1aşka kaptırır kendini. Çok geçmeden yaşadıkları yasak aşkın meyvesi Pearl dünyaya gelir. Arthur 1rahiptir. Hester ve kızı Pearl’e büyük 1sevgi beslemekte ancak duyduğu vicdan azabıyla, taşıdığı yükün ağırlığı altında ezilmektedir. Olay ortaya çıktığında içinde yaşadığı topluluk; Hester’i, vücudunda günahının sembolü 1damgayla, eşini aldatan kadın
İnsan ve Toplum
Damgalı KadınNathaniel Hawthorne · Bordo Siyah Yayınları · 20141,346 okunma
9/10
·371 syf.··
Beğendi
·
2018 209. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2018 17:46
"KARA TOPRAK ÜZERİNDE KIPKIRMIZI BİR "A"HARFİ .. Iyi bir anlatım okuduğumuz da .. Üzerinden zaman geçse bile aklımızda kalmaya. . Gerek dili gerek hikayesiyle bize etki etmeye ... ...en nihayetinde ise... "başkaları da fark etmeli ve okumalı " adı altında bizi de bir şeyler yazdırmaya iter .. bu duyguyu severim .. gece yattığımda aklımı kitaba geri dönüşler yaşarken bulmayı da dolayısıyla bu bir sabah incelemesi olacak ve 'gün _ aydın" ı .. #SPOILER # Nathaniel Hawthorne "Kızıl Harf" yıllar önce beyaz perdede izlediğim bir öykü. . Şimdi ki aklımda yeniden fragmana baktığımda kitabın ne kadar değiştirilmiş ve yozlaştırılarak filme aktarıldığını farketmiş bulunuyorum .. kitap , sinema ,müzik üçgeni benim vazgeçilmezlerim ama her uyarlama malesef "muhteşem " sıfatına erişemiyor ... Hawthorne un ilgimi çeken en büyük özelliği köklerinin "Salem"kasabasından gelmiş olması ve kitabı Salem de yazması. . Zamanının en büyük cadı mahkemeleri burada kuruldu ve 1692 de pek çok cadı zannına nail olan " kadın" Gallows tepesinde asılarak idam edildi .. En önemli bilgi ise .. John Hawthorne yani büyük büyük baba Hawthorne'nin bu cadı davalarında önemli rol üstlenen bir yargıç olmasıydı 1800 lü yıllarda Amerika ya göç eden bu Ingiliz saygın ailelerin oluşturduğu "püriten " halk katı ahlak anlayışı ve kurallar çerçevesinde ki yaşam yazarın genlerine nüfus etmiş , bunun üzerine birde geçirdiği bir kaza sebebiyle on iki yılını kendini toplumdan yalıtarak yaşamayı seçmiştir .. "Sanat yalnızlığın tanrılaşmasıdır" ....... Samuel Beckett. Bir hastalık ,acılar ,sıkıntılar ve endişe döneminde yazılan "Kızıl harf"günde dokuz saatlik bir yazım serüveninde doğmuş.. 1850 de yayınlanmış Okuduğunuzda bu kadar şiddetli bir dönem içinde o kadar sakin kelimeler bulacaksınız ki ...tam
Kızıl DamgaNathaniel Hawthorne · Bilge Kültür Sanat · 20231,346 okunma
9/10
·290 syf.··
2025 3. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2025 21:42
Nathaniel Hawthorne’un Kırmızı Leke romanını okurken, sadece bir kadının toplumla mücadelesini değil, insanın kendi vicdanıyla olan savaşını da gördüm. Hester Prynne, bana göre edebiyatın en güçlü kadın karakterlerinden biri. Onu toplum dışlasa da, o kendi içindeki gücüyle ayakta kalıyor. Göğsüne işlenen “A” harfi, zamanla bir utanç simgesinden çok bir direniş nişanına dönüşüyor. Bu dönüşüm beni en çok etkileyen kısımdı. Romanda herkesin bir maskesi var. Din adamı Dimmesdale’in içsel çöküşü, bana insanların en çok kendilerinden saklandığını hatırlattı. Hawthorne’un dili bazen ağır ama kelimelerinin ardında derin bir sessizlik, bir utanç ve bir merhamet duygusu var. Özellikle toplumun yargılayıcılığına karşı Hester’in sessiz başkaldırısı, bana bireysel özgürlüğün ne kadar bedel istediğini düşündürdü. “Kırmızı Leke”, bana göre sadece bir klasik değil, hâlâ günümüzde de geçerliliğini koruyan bir hikâye. Toplumun kuralları değişse de, insanların birbirini yargılama biçimi çok benzer.
Kırmızı LekeNathaniel Hawthorne · İletişim Yayınları · 20241,346 okunma
8/10
·295 syf.··
2025 111. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 18:06
Göğsünde rezilliğin(zinanın) kızıl damgası, kucağında günahkar doğan bebeğiyle boyunduruk kürsüsünde bir kadın... Biri intikam ateşiyle diğeri vicdan azabıyla ruhu damgalanan iki erkek... Boston'da zina yapan kadınlar, boyunduruk kürsüsünde üç saat boyunca dikilmeye ve yaşamının geri kalanında göğsünün üzerinde bir utanç işareti (kızıl bir A harfi) taşımaya mahkum edilir. Kitap da Hester Prynne'ın halka teşhir edilip zina suçundan damgalanmasıyla başlar. Tüm ısrarlara rağmen suç ortağını açıklamaz. Yöneticilere göre o aşağılayıcı damga sayesinde kadın yürüyen bir vaaz olacak ve o günahı herkese hatırlatacaktır. Seyirciler arasında o günden sonra yalnızca intikamı için yaşayacak olan biri daha vardır. Bu kişi Hester'ın kocasından başkası değildir. Artık onun tek amacı gerçek kimliğini saklayarak eşinin aşığını ortaya çıkarmaktır. Toplumdan dışlansa da Hester orada yaşamaya devam eder. Başını eğmeden ve çok sevdiği kızının elini hiç bırakmadan... Peki onu orada tutan günahının bedelini ödemek mi, yoksa sevdiğiyle kavuşma ihtimali midir? Hester zor durumda olan herkese yardım ederek göğsündeki harfin anlamını değiştirir. A harfi artık zinayı (Adultery) değil kabiliyetli anlamına gelen Able'i çağrıştırır. Peki tek suçlu Hester midir? Zinaya ortak olan, hiçbir şey olmamış gibi hayatına kaldığı yerden devam edebilir mi? İçindeki vicdan azabı onun göğsünü kızgın demirle dağlamaz mı? Aldatılan ve ruhu kararan Roger intikamını alabilecek mi? Zinaya ortak olan seçkin kişi suçunu itiraf edip bu yükten kurtulabilecek mi? Bu kitap, adeta toplumun ikiyüzlülüğüne bir tokat. Suçu ortaya çıkanı yere sokan adalet ortaya çıkmayan için neden dilsizdir. Kitabın başında yazarın otobiyografisinin olduğu giriş bölümü fazla uzun tutulmuştu. Açıkçası oralarda sıkıldım, isteyenler
Kızıl DamgaNathaniel Hawthorne · Koridor Yayınları · 20241,346 okunma
Utanç, umutsuzluk ve yalnızlık özgürleştirir mi insanı?
8/10
·323 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2022 21:33
“Kızıl Harf” ya da “Kızıl Damga” ismiyle dilimize çevrilen “The Scarlet Letter” keyifle okunan etkileyici bir roman. Kitabın tanıtımında ve çoğu yabancı eleştirilerde yer aldığı şekilde, “aşırı tutucu püritenlerin ahlak anlayışına karşı” bir başkaldırı mı peki? Bence hayır. Hawthorne’un eserini böyle dar bir çerçeveyle sınırlamak, bence onun etkileyici sanatına yapılmış bir haksızlık olur. Zira Hawthorne evrensel bir sorunun; her kültürde, her inançta, farklı kılıflar altında saklanmaya çalışılan kadına eziyetin, iğrenç, haksız aşağılamanın üzerine, akıllarda yer edecek kadar etkili bir dille, cesurca gidiyor. Hikaye 1600lü yılların ortasında, Amerika’da, Massachusetts körfezinde geçiyor. Kuzey Amerika’da yerleşimler başlayalı çok olmamış; İngiltere’den yeni dünyaya göçen bir grup da New England olarak adlandırılan -günümüzde büyük, köklü üniversiteleri ile meşhur Boston şehri- bu bölgeye yerleşmişler. Püritenler olarak adlandırılan ve ana vatanları İngiltere’den çok daha tutucu, baskıcı, şekilci bir dini anlayışa sahip olan topluluğun içinde geçiyor hikaye. Kendinden çok yaşlı kocası İngiltere’ye gidip yıllarca dönmeyen genç ve güzel Hester Prynne’ın hamileliği, tüm olayların başlangıcını oluşturuyor. Aşırı tutucu topluluk bu ahlaksızlığı, Hester’in göğsüne iliştirdiği bir harf vasıtasıyla cezalandırıyor. Meraklı ve küçümseyen bakışların altında, göğsüne asılı bu damga ile bir sirk maymunuymuşçasına, yaşadığı her gün aşağılanıyor Hester. Ancak son derece güçlü bu genç kadın cezayı cesurca taşıyor; bu ahlaksızlığın diğer tarafının, partnerinin ismini vermeyi reddediyor ve kendisine bir utanç damgası olması hedeflenen bu kızıl harfi, nihayetinde bir şeref madalyasına çevirmeyi başarıyor. Hawthorne hikayesinde açıkça kadınların tarafını tutuyor. Hikayedeki erkek
Edebiyat
Kızıl HarfNathaniel Hawthorne · K · 19751,346 okunma
Kızıl Damga
10/10
·264 syf.··
2026 1. kitabı
Günah ve Suçluluk: Hester Prynne günahını göğsünde,ruhunda taşıyarak (A harfi) toplum önünde yaşarken, Rahip Dimmesdale bu günahı içinde saklaması İntikam: Hester 'in kocası Roger Chillingworth 'in intikamını almak adına ruhuna şeytana satışı. Özetle Nathaniel Hawthorne, 'Kızıl Damga'da sadece bir yasak aşk hikayesi anlatmaz; toplumsal ikiyüzlülüğün ve insanın kendi vicdanıyla verdiği amansız savaşın karanlık bir portresini çizer. Bugüne kadar okuduğum ve en çok etkilendiğim kitaplardan biri oldu. Bu kitabı cinsiyet fark etmeksizin herkes okumalı.
Kızıl DamgaNathaniel Hawthorne · Bilge Kültür Sanat · 20231,346 okunma
8/10
·290 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 05:03
Amacım kitabımı mı eleştirmek yazarı mu eleştirmek toplumu mu eleştirmek ben de bilmiyorum ama neden hep yükü kadın taşıyor diye sorguladım kitap boyu
1000Kitap
Kırmızı LekeNathaniel Hawthorne · İletişim Yayınları · 20241,346 okunma

Yazar Hakkında

Nathaniel HawthorneYazar · 14 kitap
Babası Nathaniel Hathorne ve annesi Elizabeth Clarke Manning Hathorne'dur. Nathaniel daha sonra Salem cadı mahkemelerinde yargıç olan John Hathorne'un da dahil olduğu, akrabalarından ayrı durmak için soyadına "w" harfini ekleyerek "Hawthorne" yaptı. Hawthorne Bowdoin College'e gitti ve 1825'te mezun oldu. Geleceğin başkanı Franklin Pierce ve geleceğin şairi Henry Wadsworth Longfellow onun bu okuldaki sınıf arkadaşları arasındaydı. Hawthorne ilk çalışması olan Fanshawe adlı romanı 1828'de ismini kullanmadan yayımladı. O birkaç kısa hikâyesini çeşitli mecmualarda yayımladı ve daha sonra bunları 1837'de Twice-Told Tales adıyla derledi. Ertesi yıl Sophia Peabody ile nişanlandı. 1842'de Peabody ile evlenmeden önce gümrük dairesinde çalıştı ve bir Transandantalist Ütopik camiaya katıldı. Çift önce Concord, Massachusetts'deki The Old Manse'a, daha sonra Salem, the Berkshires'a ve sonra da Concord'daki The Wayside'a taşındı. The Scarlet Letter 1850'de yayımlandı bunu diğer romanlar izledi. Siyasi bir atama Hawthorne ve ailesini Avrupa'ya taşıdı, aile 1860'ta tekrar The Wayside'a döndü. Hawthorne 19 Mayıs 1864'te öldü.