Herkes sırtında bir torbayla doğar. Doğduğumuz andan itibaren bu torbayı acılar ve sıkıntılarla doldurmaya başlarız. Öyle ki bir süre sonra sırtımızdaki bu yükü taşıyamaz oluruz. Ne zaman ki acı da olsa onları birer deneyim olarak görmeye başlarız işte o zaman işler değişir ve yükümüz de hafifler. Belki onları yok sayamayız ama her an sırtımızda taşımak zorunda da değiliz.
Kitabın verdiği bu mesaja bayıldım.
Bu kitap, çocukların utanç, hayal kırıklığı ve kırgınlıklarla nasıl başa çıkabileceklerini harika bir metaforla anlatıyor. Özellikle ilkokul çocukları bu kitabı çok severek okuyacak.
Kitap sadece çocuklar için değil. Şu kısacık kitaptan bizlerin de çıkaracağı dersler var.
Sizce de sırtımızdaki yükü bir kenara bırakmanın zamanı gelmedi mi?
Sevgili