1000Kitap Logosu
Nathaniel Hawthorne

Nathaniel Hawthorne

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
925
Okunma
63
Beğeni
4.222
Gösterim
Tam adı
Nathaniel Hawthorne
Unvan
Roman ve Kısa Hikâye Yazarı
Doğum
Salem, Massachusetts, Amerika Birleşik Devletleri, 4 Temmuz 1804
Ölüm
Plymouth, New Hampshire, Amerika Birleşik Devletleri, 19 Mayıs 1864
Yaşamı
Babası Nathaniel Hathorne ve annesi Elizabeth Clarke Manning Hathorne'dur. Nathaniel daha sonra Salem cadı mahkemelerinde yargıç olan John Hathorne'un da dahil olduğu, akrabalarından ayrı durmak için soyadına "w" harfini ekleyerek "Hawthorne" yaptı. Hawthorne Bowdoin College'e gitti ve 1825'te mezun oldu. Geleceğin başkanı Franklin Pierce ve geleceğin şairi Henry Wadsworth Longfellow onun bu okuldaki sınıf arkadaşları arasındaydı. Hawthorne ilk çalışması olan Fanshawe adlı romanı 1828'de ismini kullanmadan yayımladı. O birkaç kısa hikâyesini çeşitli mecmualarda yayımladı ve daha sonra bunları 1837'de Twice-Told Tales adıyla derledi. Ertesi yıl Sophia Peabody ile nişanlandı. 1842'de Peabody ile evlenmeden önce gümrük dairesinde çalıştı ve bir Transandantalist Ütopik camiaya katıldı. Çift önce Concord, Massachusetts'deki The Old Manse'a, daha sonra Salem, the Berkshires'a ve sonra da Concord'daki The Wayside'a taşındı. The Scarlet Letter 1850'de yayımlandı bunu diğer romanlar izledi. Siyasi bir atama Hawthorne ve ailesini Avrupa'ya taşıdı, aile 1860'ta tekrar The Wayside'a döndü. Hawthorne 19 Mayıs 1864'te öldü.
304 syf.
·
3 günde
#1001kitap~~~
Nathaniel Hawthorne, yazar soyadına sonradan "w" eklettirir akrabalarından kendini ayırmak isteyerek şu bilgi ile zaten benim için "1-0" önde başlamıştı kitap :))) ve ondokuzuncu yüzyılın Amerika'sında yaşayan üç büyük ro­mancıdan 1i olup, insanın insanla, insanın toplumla ilişkilerini, karmaşık duygu dünyasını derin­lemesine işleyen yazarlar arasında sayılıyor. Kitaplarında ortaya attığı sorunlar yalın, ama bütün insanlık için geçerli temel sorunlardır. Hawthorne'ın kitaplarının ana te­ması, günah ve suç durumları ile günümüzün de yal­nızlık ve yabancılaşma konuları üzerinden vurgu yaparak yalnızlığın, çevremizdekilerin sevgisin­den, anlayışından hoşgörüsünden yoksunluk ve tüm bunlardan ötürü yalnızlığımızın koşullarını hazırlayan toplum için günahı ve suçu oluşturan ortamın katı 1gerçekçisidir yazdıkları... ~~~Bu romanda genç ve güzel 1kadın var. Dinsel açıdan tutuculuğun bile ötesine kay­dırılmış, batıl inançların kölesi durumun­daki 1toplumda yaşamaktadır. Günün birinde de babası bilinmeyen 1kız çocuğu doğurmak zorunda kalıyor. Bu affedil­mez suçtan, bağışlanmaz günahtan sonra olaylar hızla gelişiyor, kadın da göğsüne vurulan kızıl damgayı ömrünün sonuna ka­dar taşımağa mahkum ediliyor. Ya suç or­tağı? Ya babasız çocuğun kaderi???~~~ diyerek başlayan kitap Hester Prynne ile kendisinden yaşça büyük kocası Roger Chillingworth uzun süredir ayrıdır. Hester, kocası uzaktayken, günah ortağı Arthur Dimmesdale ile tutkulu 1aşka kaptırır kendini. Çok geçmeden yaşadıkları yasak aşkın meyvesi Pearl dünyaya gelir. Arthur 1rahiptir. Hester ve kızı Pearl’e büyük 1sevgi beslemekte ancak duyduğu vicdan azabıyla, taşıdığı yükün ağırlığı altında ezilmektedir. Olay ortaya çıktığında içinde yaşadığı topluluk; Hester’i, vücudunda günahının sembolü 1damgayla, eşini aldatan kadın anlamına gelen Adultry’nin kısaltması olan “A” harfi ile yaşamaya zorlar... Ve sonrasında yaşanılan ortamda çarpık ilişkiler üzerinden ahlak konusuna vurgu yaparak herşeyi yıkan 1toplumun, işaret­lere anlamlar yükleyerek "değişmez değer­ler" kavramından toplumsal baskının acımasız gerçekleri ile kitap devam eder, yer yer düşündürüp okuduklarıma kızarak... "Damgalı Kadın" Hawthorne’un şaheseri olarak tanımlanırken Kızıl Damga, Kızıl Harf, Leke gibi isimlerle de yayımlanarak sayısız kez sinema, televizyon ve tiyatroya uyarlanmış 1kitap olup (yine henüz izlemediğim ama izleyeceğim 1film kesinlikle) ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır, ara ara durağan ilerlese de konu itibariyle severek okudum. Herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar...
Damgalı Kadın
Okuyacaklarıma Ekle
264 syf.
·
10/10 puan
Dönemin ahlâk anlayışının korkunçluğunu gözler önüne seriyor. Toplumun ve din algısının insanları mahvederek suçluluk duygusu yaratmasını en iyi anlatan kitaplardan. Şu an yaşadığımız hayatla kıyaslandığında böyle hayatlarında bir zamanlar yaşanmış olduğunu düşünmek imkânsız gibi geliyor. Defalarca dehşete düşüren, şaşırtan bir kitap. Okunmasını tavsiye ederim.
Kızıl Damga
Okuyacaklarıma Ekle
56 syf.
Tıp öğrencisi genç Giovanni öğrenimini sürdürmek için geldiği Padova'da bir oda tutar ve böylece kendini Profesör Giacomo Rappaccini'nin bitkileriyle meşhur bahçesinin üst katında bulur. Bitkilerin dört bir yanından adeta fışkırdığı bu bahçe ürkütücü bir güzelliğe sahiptir,tıpkı Rappaccini'nin kızı Beatrice gibi. Kentteki herkesin çekindiği profesörün göz kamaştıran bitkileriyle yaptığı deneyler ve ürettiği iksirlere pek aşina olmayan Giovanni, çok geçmeden bilim, aşk ve büyünün birbirine karıştığı karanlık bir hikayenin parçası olur. Keyifli okumalar...
Rappacci'nin Kızı
Okuyacaklarıma Ekle
304 syf.
·
7 günde
·
Beğendi
·
7/10 puan
Hester PRYNNE, evliyken zina etmiş bunun meyvesini doğurmuştur. Kasabalılar bu suçun ortağını söylemesi konusunda baskı yapmış ; ancak Hester bu kişiyi asla ifşa etmemiştir. Kendisine zina eden anlamındaki kelimenin baş harfini göğsünde taşıma cezası verilir. Zaman geçtikçe bu suçun ortağı vicdanen rahatsız olur; ancak konumu gereği papaz olduğu için bir türlü bunu itiraf edemez. Yanına dost gibi gelen şeytan kılıklı Roger CHILLINGWORTH, gerçekte Hester'in kocasıdır ve bunu kimse bilmemektedir. Papazı çözmek ister; ama papaz ketumdur. Günden güne erimektedir. Ama zamanı gelince bütün gerçekler gün yüzüne çıkacaktır... Romanda insani ve hepimizin doğasında olan nefsi yanlışlar ana konu. Bizler ölümlü varlıklarız, hata yaparız, en büyük hataları bile işlesek bunun bir çözüm yolu olduğunu biliriz: Tövbe etmek! Bu tövbenin pek çok yolu vardır üstelik. Karşınızdakinden özür dilemek, gerçeği dile getirmek - hem de herkesin sizi bir kalemde silmesini göze alarak - yanlış yaptığınız kişinin hayatını iyileştirmek, en güzeli de başta sizi Yaradan'dan özür dilemek, onun karşısında yüreğinizi yerlere serip af dilemek... Roman akıcı. Sonlara doğru daha bir heyecan sarıyor. Papaz suçunu itiraf edecek mi etmeyecek mi diye merak ediyorsunuz. Tavsiye ederim.
Kızıl Damga
Okuyacaklarıma Ekle
56 syf.
·
7/10 puan
Kitabın konusu bilim uğruna Rappacci kızı üzerinde deney yapıyor ve Giovanni'de adamın kızına aşık oluyor. Kitap konu bakımından fena değildi. Fakat bana çok kısa geldi keşke biraz daha uzun olsaymış. Sonu çok hızlı bağlandı. Bazı karakterler çok havada kaldı. Kısa hemen okunacak bir kitap.
Rappacci'nin Kızı
Okuyacaklarıma Ekle
262 syf.
·
21 günde
Kesinlikle okunması gerek
Kitap, bana ilk kez inceleme yazdıracak kadar beğendiğim bir kitaptı. Fazlasıyla muhafazakar bir toplumda zina yapan ve bir de çocuk doğuran bir kadının göğsüne kızıl bir damga yemesini ama bu damgayı elbisesinin üstünde taşımaktan çok aslında kalbinde, teninde, çok derinlerde hissetmesini, çıkarıp atmak istese de yapamayışını çünkü acı ve ceza çekmenin gerekli olduğunu düşünmesini anlatıyor. Aynı zamanda bu günahı işlerken ona eşlik eden adamın ise itiraf edememesini ama kendi vicdan hapsinde ıstırap çekmesini, toplumdaki konumu iyi hatta yüce olduğu için bunu bırakıp gidememesini, herkesin onun bir melekmiş gibi davranmasına karşılık kendi günahını düşünerek hastalıklı bir hâl almasını da anlatıyor. Kitap, her bir karakterin teker teker bütün duygu ve düşüncelerini aktardığı için inanılmaz derecede empati yapmanızı sağlıyor, sizi sanki o sokaklarda dolaşıyormuşsunuz gibi bir hisse sokuyor. Karakterler derin, betimlemeler sade ama yeterli, anlatım akıcı. Bazı abartılan kitapların yanında bu kitaba neredeyse hiç denk gelmemek gerçekten çok acı. Kesinlikle her insanın okuması gereken bir kitap. Her açıdan zengin.
Kızıl Damga
Okuyacaklarıma Ekle
250 syf.
·
Puan vermedi
Bir kızıl damga
Kitabın ilk bölümünü hızlıca (atlayarak:))okuduktan sonra ,sonunu getirmeye muvaffak olabildim. Yazar meramını anlatırken cümlelerini fazlaca uzatmış yinede konusu ilgi çekiciydi, sonunu, merak ederek getirebildim. 1800 lerde yazıldığını düşünürsek oldukça başarılı bir kitap.
Ayşe...
Ayşe...
sayesinde okuduğum 1001 kitaptan biri oldu.
Kızıl Harf
7.9/10 · 575 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.