·57 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Aralık 2024 02:49 Benim hakkımdaki yargını özetleyecek
olursan, beni doğrudan yakışıksız ya da kötücül bir şeyle
suçlamıyorsun gerçi (belki son evlilik niyetim chşmda),
ama soğukluğumu, yabancılığımı, nankörlüğümü ayıplı
yorsun. Ve senin tüm bunlarda, bana karşı fazla iyi olmak
dışında hiçbir suçun yokken, sanki suç bendeymiş gibi,
sanki diyelim bir dümen kırma hareketiyle her şeyi farklı
yapabilirmişim gibi getiriyorsun bu suçlamaları.
Senin bu alışılmış açıklamalarında doğru bulduğum
tek nokta, birbirimize yabancılaşmamız konusunda senin tümüyle suçsuz olduğuna benim de inanıyor olmam.
Ama tıpkı senin gibi, ben de tümüyle suçsuzum. Senin
bunu kabullenmeni sağlayabilseydim eğer, o zaman - diyelim yeni bir hayat mümkün olmazdı belki, bunun için
ikimiz de fazla yaşlıyız, ama bir tür barış olabilirdi, senin
bitmek bilmeyen suçlamaların sona ermezdi, ancak bir
yumuşama olabilirdi.
Bu söylemek istediğim şey hakkında bir tür sezgiye
sahipsin tuhaf bir biçimde. Örneğin kısa bir süre önce
bana şunları söyledin: “Seni hep sevdim, dışardan sana
karşı diğer babaların davrandığı gibi davranmasam da,
çünkü ben başkaları gibi yapmacık tavırlar takmamam.”