Puan vermedi·224 syf.··
2024 88. kitabı
“Bütün bir ırkın şeytanlaştırılması gibi anlamsız bir şeyin, toplumun en narin üyesinin - bir çocuğun - ve en savunmasız olanının, yani bir kız çocuğunun içinde nasıl kök saldığına odaklandım.” diyor Toni Morrison sonsözde. Okurun, acımanın konforuna düşmeden, ayrımcılık belasında kendi payını sorgulamasına aracılık etmeyi hedeflediğini ama bunu pek başaramadığına inandığına yazıyor. Ben bu kısımda ona pek katılmıyorum. Tam tersine Morrison hedeflediği şeyi şüpheye mahal vermeyecek şekilde çok aleni yapıyor, ancak şiddet kültürünün ateşine bizzat odun atanlar anlamazdan gelebilirler, o kadar aleni. Hatta belki bu yönüyle teknik olarak daha iyisini yapabilseydim, dediği noktada biraz katılabilirim ona, ama ilk romanı bu, yazmıştır sonra, okuyacağım. Roman, Pecola’nın özbabasından hamile kaldığını öğrenmemizle başlıyor. 1941 yılındayız, ABD savaşa girecek, topraktan hiç kadife çiçeği çıkmıyor… Ana izleğimiz ırkçılık, yoksulluk ve güzellik kavramı da var yanında. Pecola’nın başına gelen felaket değil mesele, o bir sonuç. Claudia ile Frieda’yı da analım, unutmak istemem onları. Bebekleri parçalara ayırıp nedenleri sorgulayan Claudia, şefkatli Frieda. Siyahlar, en siyahlar; zenciler, beyazlar, açık renkliler, fakirler, kimsesizler…Sinsi kötülükler, açık aşağılamalar, kibir, zorbalıklar, öfke, bıkkınlık, umut… Cezanın şahsiliği ile yırttığımız kollektif suçlarımıza yakından baktıran iyi bir roman. Çok okur, çok bilirsen daha az ortak olursun Can. Edebiyatı sakın es geçme!
En Mavi GözToni Morrison · Sel Yayınları · 20182,774 okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.