Adeline’ın Peşinde kitabında günlüğüne göz attığımız Molly’nin hikayesini okuyoruz. Güvenlik kameralarına göre bir anda deli gibi davranmaya başlayıp sırra kadem basan Molly.
Haber bültenleri “Molly nerede?” diye manşet atarken, aslında kendisi uyuşturucu bağımlısı babası tarafından para için insan kaçakçılarına satılmıştır. Akla hayale gelmeyen türlü işkencenin bulunduğu bu cehennem Çukuru’ndan kaçmak ve kız kardeşi Layla’yı kurtarmak için şeytanın ta kendisiyle yüzleşmeye hazırdır.
Ben kitapların arka yüzünü okumayı sevmiyorum. Benim gibi sevmeyenlere özel, Cage’in kim olduğunu okurken deneyimlemeniz için buraya yazmayacağım. Zaten mesele Cage değil, Molly.
Karakterleri karşılaştırmak istemiyorum ama Cage, bence Z’nin gölün üzerine vurmuş yansıması gibiydi. Burada Cage’in eksik olduğunu zannetmenizi istemem çünkü Zade mükemmelin de mükemmeli birisi
H.D. Carlton ‘ın çok farklı bir kafası var ve bence dehşet, iğrençlik, gerilimle harmanlanmış romantizmi başka hiçbir yazarın işleyemediği gibi işliyor. Kadın, kocaman bir Cadılar Bayramı içeriği gibi. 10 sayfalık bir şeyler bile yazsa, geçirmek istediği hissi size veriyor. O yüzden bu kadını yorumlarken objektif olamıyorum. Eğer siz de sapkın şeyleri okumaktan zevk alıyorsanız mutlaka tavsiye ederim ve kitabımızın hassas kalpler için olmadığını, çok fazla tetikleyici uyarısı olduğunu göz ardı etmemenizi öneririm