ɢöᴋʏüᴢü ᴠᴇ ɴᴇꜰᴇꜱ ʜᴀɴᴇꜱɪ // #𝑘𝑖𝑡𝑎𝑝𝑦𝑜𝑟𝑢𝑚𝑢
Kitabı 5 6 ay önce falan okuyup bitirdiğimi söylesem? Yok artık daha yeni mi yorum yazıyorsun? dediğinizi duyar gibiyim.
Bayağı geçti üzerinden ama okuduklarım hala hafızamda o kadar güzeldi ki bakın altını çiziyorum o kadar güzeldi ki nereden başlayıp nerede bitireceğimi bilmiyorum. Yani yazar öyle bir yazıyor ki bölümler böyle akıyor gidiyor nasıl bittiğini hiç anlamıyorsunuz. İnanılmaz bir hayalgücüne sahip her okuduğum kitabında bambaşka bir lezzet sunuyor Sarah J. Maas.
Hilal Şehir serinin ilk kitabıydı, Gökyüzü ve Nefes Hanesi ise serinin ikinci kitabı.
Şimdi.. Burada uzun bir iç çekiş var neler yaşadık neler. Savaşlar, kayıplar, kanayan yaralar.
İlk kitaptan biliyoruz ki Bryce ve Hunt kendilerini zaten eş seçmişlerdi ama şimdi aslında kader eşi olduklarını öğreniyorlar. Bu onları birbirine tam anlamıyla bağlıyor.
Geçmişte tarihi yok edilen Asterilere karşı savaşmaya başlıyoruz. Aylar sonra durmaları gerekirken Danika ile ilgili gerçekler Bryce’ı bu işe sokuyor. Yine sürekli planlar yapılırken Asterilerin tehlikeli bulduğu muazzam yeteneklere sahip Fırtınakuşu yıllar sonra ortaya çıkıyor. Kendisi Emili olur :) İkilimiz Bryce ve Hunt onun peşine düşüyor. Yardımcıları Tharion da işin içinde. Aslında kitapta uzun uzun bunu ele alıyor yani çok uzun süre bu çocuğu bulmaya çalışmalarını ama arka planda dönen olayları da okuyoruz. Mesela Danika :) Öyle şoka girdim ki onun hakkında ortaya çıkan gerçekler, hele kader eşi. Bitmek bilmeyen maceralar..
Aramıza katılan yeni karakterler de oldu tabi.
Ladia ve Baxian.
İkisi de beklenmedik kişiliklerle ortaya çıkıyor o yüzden onları hiç unutmayacağım :)
İlk kitap aksiyon açısından daha ön plandaydı ama ben devamını da aşırı keyifle okudum ne yazsa seviyorum ne yazsa hemen alır okurum çünkü SARAH J MAAS offf. Son kitabı da okuma vakti geldi geç bile kaldım daha neler yaşayacağız çoook merak ediyorum.