Gönderi

8/10
·324 syf.··
2024 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 10:02
33 yıllık bir iktidar sonrası devrilen Abdülhamit’in sürgün yıllarını anlatan bir roman. Kurguyla gerçek birleştirilerek oluşturulmuş bu romanda Abdülhamit’in sürgündeki doktorunun hatıratlarından yararlanılmış. Tüm dünya ve kendi imparatorluğu altındaki insanların onu ‘Eli kanlı bir katil’ olarak tanımlarken ‘Aslında öyle biri miydi acaba?’ düşüncesi üzerinde tarihsel ve psikolojik bir düşünme alanı açıyor. Yazar hem Abdülhamit tarafından hem karşı taraftan bakış açıları ve empati yaratmaya çalışıyor. Doktorun ve okuyanın aklını karıştıran Abdülhamit gerçekten gözlerde büyütülmüş, bütün kötülüklerin başı olarak mı gösterilmeye mi çalışılmıştı, bizler buna mı inanmıştık? Yoksa Abdülhamit gerçekten hesapçı ve oyunculuğuyla doktorun kendini yazacağını bildiğinden, tarih kendisini iyi ansın diye,kendini temize çekmek adına rol mu yapmıştı? Bunu hiçbir zaman bilemesek de kitapta, tarihe ve Abdulhamit’e iki taraftan da bakabiliyoruz. Yazar aslında küçük kesitler ve bilgilerle kafalarda çizilmeye çalışan mutlak iyi mutlak kötü Abdülhamit portresini değiştirmeye çalışıyor. İnsanların tarihi araştırarak o dönemin şartları ve psikolojisinde değerlendirmesini öneriyor. Kitabın ismi ise çok manidar olmuş. iktidarı kaplan metaforuyla vermeye çalışmış. İktidara sahip olan kişi yani kaplanın üzerindeki kişi mutlak güçle her şeye egemendir. Ancak kaplandan düştüğü an onun bir yemeği olacaktır kitaptaki söyleyişle “ Kaplanla birlikte yaşamanın tek koşulu onun efendisi olmaktır; ya efendisidir ya kurban”
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,5bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.