Puan vermedi·100 syf.····Okunma: 04 Aralık 2024 21:20 Böcükname, Aktunç’un ölümünden yıllar sonra İnan Çetin'in derlemesiyle okurla buluşuyor. Yazarın hayranlarına ve yeni nesil okurlara ulaşma fırsatı bulmuş. Hulki Aktunç, yaşamı boyunca kaleme aldığı eserlerle edebiyat dünyasında önemli bir yer edinmiş. Böcükname, onun derin gözlem yeteneğini ve benzersiz anlatım tarzını bir kez daha gözler önüne serip, okurlarına eşsiz bir edebi deneyim sunmuş.
Roman özgün, çarpıcı, çok düzeyli ayartılar dünyasını okuruna renkli kumaşların desenlerine dalmışcasına gözler önüne sunulmuş. Bu yapıtta, insanın, insanımızın mustehcen dünyası Türkçede yeniden yaratılmış. Bu yöndeki coşkular da, hüzün de, mutluluk ve mutsuzluklar da dâhiyane bir ironiyle yeniden var edilmiş. Batının fabl geleneği ve Doğunun insanlara laf dinletme isteğiyle hayvanlara çok özel yaşam alanları yaratan, Batıya da kaynak olan klasikler gibi. Kimler bu yapıttaki böcükler?.
Zekeriya'nın tedavisi için Mardik Paşa, böcekleri anlatan resimli bir kitabı emanet verir. Kokularıyla yüzleşen Zekeriya neler yapar? Böcek dilini nasıl öğrenir? Ne tür deneyler yapar? Haşereleri nasıl katagorize eder? Böceklerin dilini çözmek için, irili ufaklı, konik, hunimsi almaçları ne tür malzemelerle icat eder? Sonunda Kevnizâde Zekeriya bilimsel böcek_dinler'e ulaşıp böcek dilini nasıl çözer? Pek çoğu ve daha fazlası "BÖCÜKNAME" de...
#alıntılar
"Yazar okunacak bir "şey" üretir. Her bir okur ise o şeyi okuyup okuyup yeniden yeniden üretir. Bir öykü, bin bir okur zihninde bin bir öyküye gebedir ve dönüşür."
"Bilgelikten sapanlar, ki gerçek sapkınlar onlardır, içtihat kapılarını kapattılar. İnsanlara inanmadıkları, insanlardan korktukları için, insanlara korku saldılar."
"Bilim gözlemsiz, gözlem de bilimsiz olmaz eksik kalır. Gözlemsiz bilgi bilime varamaz. Bilimsiz gözlem ise temaşa bile olamaz."