Kuyucaklı Yusuf ve Yıllar Sonra Gelen Yeniden Buluşma
Seneler önce ilk kez okuduğumda, Yusuf’un sessizliği ve içindeki o derin yaralarla empati kurmuştum. Zaman geçse de, yıllar sizi bambaşka birine dönüştürse de, bir gün dönüp onlarla yeniden buluşursunuz. İşte Kuyucaklı Yusuf, benim için böyle bir kitap.
O zamanlar, belki de hayatın acımasızlığına dair ilk farkındalıklarımı bu sayfalarda edinmiştim. Ama şimdi, yıllar sonra tekrar okuduğumda, bambaşka bir Yusuf buldum: Daha güçlü, daha yalnız, ama aynı zamanda daha tanıdık. Belki de Yusuf’ta kendimden bir parça daha bulmuşumdur.
Sabahattin Ali’nin insan ruhuna dokunan o yalın ama derin anlatımı, her yaştan okurun ruhunu farklı bir yerden yakalıyor. Şimdi fark ediyorum ki, Yusuf sadece bir roman kahramanı değil; hayata karşı hissettiğimiz suskunluğun, kırgınlığın ve çaresiz başkaldırının bir simgesi.
Bazı kitaplar bir kez okunur, unutulur. Yıllar sonra tekrar okumak ise, geçmişteki kendinizle bugünkü halinizi buluşturmanın en güzel yollarından biri.