·203 syf.····Okunma: 06 Aralık 2024 23:10 Zülfü Livaneli'nin tarzını seviyorum. Okumadığım romanı yoktur sanıyordum ama sahafın birinde kitaplara bakarken gözüme çarptı. Arka sayfayı okuduğumda 12 Mart'tan, mültecilerden, Stockholm'den bahsettiğini gördüm. Okumadığımı anladım. Eski bir kitaptı, üstelik 103.Baskı yazıyordu. Şaşırdım doğrusu... 2001 yılınd a ilk kez basılmış ve 103 kere basılmış bir kitabı gözden kaçırmışım... Kendimi sözde iyi bir okur sanırdım ama olmadığımı anladım.
Zülfü Livaneli okurları zaten bilirler ki hep ilginç bir konu yakalar Livaneli...
Şaşırtmadı..
Kendi deyimiyle çeyrek yüzyılda yazılmış bir kitap...
İsveç, Stockholm'de geçen bir olay... Deyim yerindeyse bir hafta İsveç'te yaşadım. İklimi, doğası, insanları, yaşam biçimi... O kadar iyi anlatmış ki gerçekten orada yaşamış gibi hissettiriyor...
200 sayfalık kısa bir roman ama onlarca alıntı yaptım. Durmadan okusanız 4-5 saatte okuyabilirsiniz...
Edebi bir değerlendirme yapmadan kısaca, iyi ki denk geldim o sahafta bu kitaba...
Yaşar Kemal "Gerçek bir şaheser! Teknik ve psikolojik olarak mükemmel! Öldürmek mi bağışlamak mı iklemini en iyi veren roman. " demiş bu eser için...
Ben de ustaya katılıyorum.
Umarım okuyanı daha da çoğalır...