·218 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Aralık 2024 00:16 Kişisel okurluk tarihimdeki en büyük vasatlığım Dostoyevski okumaya Karamazov Kardeşler’den başlamaktı. Bin sayfalık Anna Karenina’yı bambaşka boyutlarla gezerek bitirdikten sonra kendimi “olmuş” hissederek, büyük bir özgüvenle, bu büyük dimağın düşünce dünyasına en gösterişli kapıdan dalmaya çalışmış ve sert bir şekilde duvara toslamıştım. O zaman adını cesaret koyduğum şey kelimenin tam anlamıyla cehaletten başka bir şey değildi. Usta kalemlerin yazın dünyasına, genellikle olgunluk dönemi eserleri olan devasa yapıtları ile adım atılmayacağını ilk o zaman öğrenmiştim. Mesela bir Orwel’a 1984’en, bir Saramago’ya Körlük’ten başlanmazdı.
Ne zaman Dostoyevski’den söz açılsa hep söylerim; Büyük Usta beni dünyasına almaz, yüzüme bile bakmaz. Bense; cehaletimi kabul etmenin getirdiği bir tevazu, bir gün onunla anlaşacağımıza dair inancım ve umudumla arada bir kapısını çalarım. Gülünç bir adamın düşü’nü okurken ilk kez, Dostoyevski’yi anlamak için önce hayatını anlamalıyım düşüncesine kapıldım; sanki incelemelerimde “bir yazarı iyi anlamak için önce hayatını öğrenin” diye öğütlemiyormuşum gibi. Neyse işte, hedefe giden doğru yolu, umarım öyledir, bulmanın sevinci ile aldım elime Andre Gide’nin bu nadide eserini. İyi de yaptım, çünkü Dostoyevski gibi bir büyük ustayı böylesi güçlü bir kalemden okumak bambaşka bir evrene sürükledi beni.
Dostoyevski’nin hayatını okuyoruz kitapta. Fakat kronolojik bir sıra ile değil, daha ziyade romanlarındaki kesitlerden yola çıkarak hayatındaki olayları irdeliyoruz. Ya da tam tersi. Gide roman kahramanlarının ruh halini yazarın hayatındaki olaylar ve bu olayların onda yarattığı etkilerle kıyaslayarak anlatıyor. Kelimenin tam anlamı ile Dostoyevski romanlarını anlama klavuzu diyebilirim. Dostoyevski’nin yazın dünyası tam bir derya, elbette onu bu şekilde anlatmak ciltlere sığmaz. Fakat Andre Gide iki yüz sayfaya muazzam ipuçları ile dolu, değerli bir kılavuz sığdırmış. Teşekkürler Gide. Bir ustayı başka bir ustanın kaleminden okuma fırsatı verdin bize. Teşekkürler.