Gönderi

bazı kitaplar böyledir
Puan vermedi·477 syf.··
2024 36. kitabı
Oh, bitti. Takıntılı bir insan olduğum için sevemediğim bir kitabı daha okuyup bitirdim :) Siz öyle yapmayın. Türk-yabancı, İnstagram-Twitter(X) fark etmeksizin her yerde karşıma çıkan; inanılmaz bir pr çalışması ile önümüze düşen “İntermezzo” kitabı 33 yaşındaki İrlandalı yazar Sally Rooney’in son kitabı. Yurtdışında ve Türkiye’de aynı anda yayımlandı. “Normal İnsanlar” kitabı ve dizisi ile büyük sükse yapınca Rooney bu tarz seven okurların radarında bir isim. Bu tarz derken ne kastediyorum? Yaşadığımız çağın insanlarının portresini ve sıradan hayatlarını senaryovari şekilde yazan, dram ve cinsellikten çokça yararlanan, basit bir dille yazılmış, derdi varmış gibi bir şeyler anlatan ama bir yandan da ‘siz bizim dertlerimizi ne anlarsınız ki’ tavrıyla üstten konuşan, abartılı ve sığ bir tarz. Pardon, çok mu sert girdim? Derdim tabi popülerizmin kölesi olmayalım, illa klasik okuyalım değil. Modern yazarları takip etmek ve edebiyatın eskisiyle yenisiyle peşinden koşmak benim hayattan aldığım en büyük zevk. Sally Rooney ise gerçekten whatpad yazarlarının bir iki tık üstünde üslubuyla çok bir şey vadetmeyen bir yazar bana göre. Sırf layıkıyla yorum yapabilmek ve önyargılı olmamak adına da okudum, merak etmeyin, bunlar ‘ben iyi okurum’ demek için boş yere eleştirilerden ibaret değil ve kişisel görüşlerim. Kitap bir ölümle başlıyor, İvan ve Peter adlı iki kardeş babalarını kaybediyorlar. Birbirinden farklı bu iki kardeşin aile dramasını okuyacağımızı baştan kestiriyoruz. İvan 22 yaşında satranç dahisi ve öğrenci. Kendisinden yaşça büyük (36) Margeret ile tanışmasıyla aşkı ve aile huzurunu bulmaya çalışıyor. Peter ise 32 yaşında bir avukat, geçmişte yaşadığı travmatik ilişkisinin girdabında kendinden yaşça küçük (22) sevgilisi Naomi ve bu travmatik hatıralar içeren eski sevgilisi Slyvia arasında kalan narsist bir adam. Anneleri ise başka bir evlilik yapmış, çocuklarından uzaklaşmış, kendisini belli belirsiz gördüğümüz bir karakter. Karakter oluşumlarını herkes çok beğenmiş buna şaşırdığımı söylemeliyim. 477 sayfa boyunca anlatılan karakterleri gerçekten akılda kalıcı ve yeterli buldunuz mu? Manasız diyologlar yerine karakter anlatımı derinleştirilseydi daha iyi şeyler çıkabilirdi. İvan karakteri başlarda merak uyandırsa da, ki satranç dahisi diye tanıtılıyor ama pek bir şey göremedik. Sonradan yalnızca abisi ile sorunları olan küçük bir çocuğu gördük sanki. Peter ise ne iyi bir avukat, ne iyi evlat, ne iyi bir abi, ne de iyi sevgili… Kaybolmuş bir karaktet, nispeten daha ilgi uyandırıcı ama akılda kalıcı değil. Kitabın yazım şekli çok rahatsız edici; (oysa karışık ve türler arası anlatımlara bayılırım) bitmek bilmeyen “dedi, baktı, dedim” diyologları ile sayfalarca devam eden bir anlatım. Sanki senaryo okuyormuşsunuz gibi. Kitabı akıcı diye yorumlayanlar anlayamadım. Okur olarak çok konforsuz buldum. Bölüm sonlarına doğru aforizma yazmış olmak için kamu spotu gibi klişe psikolojik ve felsefi çıkarımlarını sunması da ayrıca rahatsız ediciydi. “Tamam yazdığın 3 cümleyi herkes alıntı yapacak, paylaşılacak, sakin ol” diyerek okudum. Bilemiyorum çağımızın “roman” anlatımı bu mudur? Dikkat süremiz kısaldığı, anlam arayışımızın azaldığına mı işaret bunlar? Daha iyi karakterleri, daha iyi anlatımları unutalım mı? Üzgünüm, bir kitap güzel bir kapak tasarımından ve iyi bir pr dan daha fazlası olmalı. Olmadığında unutulup gidecektir.
İntermezzoSally Rooney · Can Yayınları · 20244,397 okunma
··
1 +1'leme
·
4.077 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Harika bir yorum, beni cok yordu , an itibari ile 150.sayfada birakiyorum, bence cok bile sans verdim
Sonunda benim gibi düşünen birisini görmek çok rahatlattı beni