Merhaba bugün sizlere Bülent Tokgözün kaleme almış olduğu ve Matbuat yayınlarından çıkan tarihi roman "SİTARE" ile geldim.
"Bir kaleye,kaç aşka ve savaşa tanıklık edebilir?" in cevabını bu kitapta bulacaksınız.
Kitabımız 2500 yıl evvel Atinalı Ksenophones'un Anabasis kitabında anlattığı macerayla başlayıp 13 Eylül 1980'de sona eriyor.
Duyguların ve mekanın aynı olduğu ama zamanın farklı olduğu bir kitap.
Her bölüm,anlatıcının değiştiği bir kitap.
İlk başta Halikarnaslı kâtip Melampus,sonra Tarsuslu mimar Danyal,Erzurumlu tabip Ferruh,Olti'li seyis Nail ve Oltu'lu derlemeci Gürzap ile kitabımız son buluyor.
Bu kişilerin ortak özelliği ise Oltu Kalesi.Evet doğru okudunuz.Bu kişiler yüzyıllar boyunca aynı kalede,aynı duyguları,aynı korkuları,aynı çaresizlikleri ve tabiki aynı aşkları yaşamış kişilerdir.
~Hakikarnaslı Melampus; kâtiplik yaparken paralı asker olmaya karar verir.Savaş süreci,yaralanma derken dört arkadaşı ile İskit Beyliği tarafından esir alınır.Esir arkadaşı Truvalı Alber'in keskin zekası ve bilgisi sayesinde İskit kumandanının gözüne girer ve ölümden kurtulurlar.Oltu Kalesi'nde geçen esaret sürecinde kumandanın güzel kızı ile Alber arasında bir aşk filizlenir.Kumandan olab bitenden memnundur çünkü Alber çok akıllı ve işine yarayacak bir askerdir.Ama kumandanın yeğeni İrten bir pusu kurup Alber'i öldürür.Güzel Kuluga ise sevdiğinin ölümüne dayanamayıp günden güne erir ve o da ölür.Kumandan ise Melampus'tan,kızı ile Alber'in hikayesini yazmasını ve kalenin gizli bir köşesinde hatıra kalmasını ister.Melampus da bu aşkı yazar.
~Tarsuslu Danyal ise 1000 yılında yaşamış bir mimar ve fresk sanatçısıdır.Kendine anıt doktoru der.Yıkık dökük tarihi binaları,abideleri ustalıkla tamir eder.Birbirinden güzel freskler çizer boyar.Tarsus'un Bizans'ın elinde olduğu zamanlarda İmparator 1.Basileios onu yanına çağırır ve uzak diyarlara çıkacak oldukları sefere onu da götüreceklerini söyler.Gittikleri yerlerde yaptıracağı saraylar için gereklidir.Danyal ise Ani kentini merak ettiği için bu yolculuğu kabul eder.Günlerce süren yolculuktan sonra Ani'ye yakın bir yerde konaklarlar.Imprator,Danyal ve ekibine yakınlardaki bir kilisenin onarılmasını emreder.7 ay süren onarımdan sonra ne gelen ne giden vardır.Bizans ordusu onları bırakıp gitmişlerdir.Bu defa Oltu Kalesinin tamirini ustelnemk zorunda kalırlar.Tamir sırasında oraya gelen bir kız Danyal'ın dikkatini çeker.Bu kız Gürcü Krallığının esir aldığı bir prensestir.
Kalenin şu yolu onarıldığı sırada Danyal gizli bir dehliz bulur.Bu değiliz de tam prensesin odasına açılıyordur.Arkadaşları ile kaleden kaçış planları yaptıkları sırada prensesi de kaçırmak için onla konuşur.Yine bir gün prensesin yanına giderken dehlizin içerisinde duvara gizlenmiş bir sandık bulur.Sandığı açıp icerisinde yazan notu okuduğunda hayret icerisinde kalır . Yıllar yıllar öncesinden kalma Melampus adındaki birinin yazıp bıraktığı notlarla doludur sandık.
Bu defa Danyal da kaleden kaçmadan önce oraya kendinden bir hatıra bırakmak ister.O kale icerisinde yaşadıklarını kaleme alır ve sandık içine kapatıp yerine koyar.Taaa ki yıllar geçip de başka biri o notları bulana kadar orada saklı kalacaktır.
Bu şekilde yüzyıllar boyunca bırakılan notları göreceğiz.Taa ki 1980 yılına kadar...
Benim çok severek okuduğum bir kitaptı.Tarihi bilgilerle dolu çok kapsamlı bir kitap.
Yazarın,yayınevinin ve bu kitabı okumamıza vesile olan sevgili @okurblgn in emeğine sağlık.