“ Bir yanda korkaklar, bir yanda güçlüler, bir yanda zavallı çocuklar. Herkes sustu! Suskunluk yemini etmişcesine. Dilleri kesilmişcesine. Sanki ölmüşcesine. Bana Gaugino diyorlar! Gerçek adım bu mu? Artık bazı şeylerin adının konma zamanı! Zaman, yeminlerin bozulma, dillerin çözülme ve ölülerin dirilme zamanı!”
” Gelecekten haberler veren bir yabancı. Fizik ile metafizik arasında yüzlerce yıldır süregelen savaş, ölüm ve karanlık kokan dizelerde son bulan şiirsel bulmacalar… Kuantum fiziği, gizemli parçacıklar ve peş peşe yaşanan esrarengiz ölümler.
Her şey bir e-mail ile başladı. Ürkütücü bir oyundan ve dakikalar sonra olacaklardan bahseden gizemli, esrarengiz cümleler. Bu, Kâhin’in ilk mesajıydı ya da ilk kehaneti. Tıpkı sonraki günlerde gerçekleşecek diğer kehanetler gibi.”
Sözün bittiği yerdeyim. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı ne yazarsam yazayım tüm cümlelerin havada kalacağı muhteşem bir kitap. Öyle ki kitabımız anlatıl( a )maz okunur. Sayfa sayısı 752 ve bir o kadar daha olsa soluksuz okuyacağıma eminim. Kuantum fiziği, metafizik, kimya, edebiyat, şiirlerden alıntılar ile bezeli ve gerilimin hiç düşmediği aklın sınırlarını zorlayan olayların içinde mahşeri yaşatan eşsiz kurgusuyla akıllarda iz bırakan bir okuma yolculuğu yaşadım. Bir kez daha beynimin nöronları ve sinapsları ile devrelerimin yanmasına vesile olan kıymetli hocam Günay Gafur’a Günay Gafur teşekkür ederim:))Bilimin ışığında yapılan yolculuk, gerilimin hiç düşmediği, merakın zirvesinde ters köşe ile biten bir son.
“ Yıllar yıllar önceydi! Şeytan cehennemden çıkıp yeryüzüne indi! Beyaz önlüklü veya takım elbiseli veya inançlı veya pırlantalar takmış gösterişli insanlar kılığında. Önlükleri kana bulandı! Ve sustular! Çünkü deliydiler! Şeytanın çocukları. Cüzdanları, masumların derisi ile kaplandı! Sustular! Çünkü güçlüydüler!”