·133 syf.····Okunma: 11 Aralık 2024 22:48 Jean Teulé'in kitaplığıma kazandırdığım ikinci eseri olan İntihar Dükkanı'nı sayfalarını tekrar tekrar okuyarak bitirdim. Kitap neresinden başlanıp anlatılır bilmiyorum ancak diyebilirim ki "ironi" bu kitapta ete kemiğe bürünmüş. Aynı zamanda bir karikatürist olan yazar bu çok yönlülüğünü eserinde mürekkep olarak kullanmış sanki. Bir yandan hayatın anlamsızlığı, intiharın başarı sayıldığı, insanların, tabir-i caizse, intihar etmek için sıraya girdiği bir distopya evreninde yazar aynı zamanda okurunu gerçeklikten de koparmıyor. Tuvache ailesinin nesillerdir işlettiği bu dükkan oğulları Alan'ın doğumuyla birlikte gelişen süreçte baştan aşağı değişiyor. Anne ve baba Tuvache işlerine ve dükkanlarının amacına bağlı iki insan, intihar olgusuna büyük saygıları var hatta çocuklarının isimlerini daha tarihte intihar etmiş ünlü isimlerden seçiyorlar. Öyle ki ailenin en farklı üyesi Alan dahi ismini intihar eden ünlü matematikçi Alan Turing'den alıyor. Bir yandan beni düşündüren şey de şu oldu; intiharı bu denli felsefe edinen aile çocuklarının doğum günlerini kutluyor, doğaya zararsız poşetler kullanıyor, çocuk sahibi oluyorlar, çocuklar için yaptıkları şekerlerin ikisinden biri zehirli oluyor sadece çünkü hangi dünyada olursak olalım çocukların yaşamaları gerekiyor gibi gibi... Yazar, kara mizahı ve ironiyi temele alırken eserinin hayat bağlarını da koparmıyor. Eser için şu kısımlar da önemliydi bence örneğin para birimi "euro-yen" ya da seppuku yöntemi, harakiri yahut Japon kültürüne ait tekrarlanan unsurlar neden vardı, yazar bunlara hangi düşünceden hareketle yer verdi merak konusu. Her şeyiyle çerez, düşündüren, güldüren, ara ara Alan'ın kumral saçlarını okşamak isteyeceğiniz bir eser.