Uzun zamandır Ölümcül Kimlikler kitabı hakkında bir inceleme yazmak istiyordum. Bugüne kısmetmiş. Kitapta altını çizdiğim çok fazla kısım var. Çok güzel ve iyi tespitleriyle benim için 10/10 bir kitaptır. Genel bir inceleme yerine altını çizdiğim bir cümle üzerine birkaç satır yazmak istiyorum.
"Doğrusunu söylemek gerekirse, farklılıklarımızı büyük bir hırsla vurguluyorsak, bunun nedeni açıkça gitgide daha az farklı hale gelmemizdir."
Bu cümle üstüne herkes eminim ki birçok kelam edecektir. Benim aklıma nedense romantik komedi filmlerinde esas oğlanın esas kız için kurduğu şu cümle geldi. 'O diğerlerinden farklı bir kızdı.' defalarca vurgulanan bu cümle bir klişe midir yoksa gerçekten farklı olmak mümkün müdür? Eskiden birbirinden farklı birçok insan tanımak mümkündü elbette ama şimdi elimizde aynı telefonlar var ve o telefonun içinde aynı uygulamalar var, o uygulamalarda izlenilen videolar aynı. Yolda yürürken insanlar görüyoruz hepsinin giydiği kıyafetler aynı, aynı kitaplar okunuyor, aynı filmler izleniyor, aynı müzikler dinleniyor. Herkesin güldüğü espriler aynı ağladığı sahneler aynı. Farklı diye belirtebileceğimiz hiçbir şey yok. Herkesin yaşadığı ailevi sorunlar bile aynı. Fotoğraf çekilirken verilen pozlar aynı. Estetikle hepimizin kaşı, gözü, burnu, dudağı hatta bakışlar bile aynı. Herkeste aynı boş bakış, aynı sahte gülüş... Birimizi bir diğerinden ayıracak hemen hemen hiçbir şeyimiz kalmadı. Konuşacak konumuz kalmadı herkesten aynı cümleleri duyuyoruz. Ve Amin Maalouf'un dediği gibi ısrarlı bir farklılık yaratma çabası var. Hayır farklı değiliz maalesef değiliz ya. Farklı olmak için saçmalamak konusuna girmiyorum bile. Yazacak, değinecek çok konu var da neyse. Sizce ''Farklı insan kaldı mı yoksa artık herkes aynı mı?''