1970'li yıllarda kaleme aldığı eserini imkansızlıklar yüzünden bastıramayan yazarın hayalini kızı gerçekleştirmiş. Ne olursa olsun, verdiğimiz her emek karşılığını buluyor. Öyle ki kızı sayesinde bizde çikolata çocuk ile tanıştık.
Siyahi bir anne babanın evladı olan Cenan o dönem yaşanan akran zorbalığı yüzünden büyük ıstıraplar çekmektedir. Yaşıtlarının asıl adıyla hitap etmek yerine çikolata çocuk dedikleri yetmezmiş gibi günün birinde bir kutu beyaz boya ile gelince Cenan'ın öfkesi nefrete dönüşür. Bu öyle bir nefrettir ki artık yaşamayı bile istememektedir. Tek çareyi evden kaçmakta bulur. Tabi altı yaşında bir çocuk için en tehlikeli bir çare.
İlk etapta karşılaştığı kötü insanlar ve ona yardım etmeye çalışan küçük Ahmet hep kalbinde bir yara olarak kalır. Yine de dünyada iyi insanların delalet edecek iyi bir aileyle karşılaşır. Onu kendi çocukları gibi benimseyip büyütürler. Böyle canı gönülden benimsemelerinin garip bir sebebi olsa da Cenan ıstırap çekmez. Ve iki hayali vardır; biri okumak, diğeri ise ailesine kavuşmak. Peki ailesine kavuşuyor mu derseniz? Cevabı yazarımızın eşsiz cümlelerinde gizli.
Gonca Gülsel Şenler