Her öğretmen adayının okuması gereken muhteşem bir kitap. Bir üniversitede profesör olan Raçinski, kendi isteği ile köy okulunda çalışmak ister. Haliyle herkes buna çok şaşırır çünkü üniversitede oldukça başaralı olmasının yanı sıra üniversitesinin de en genç profesörüdür kendisi. Üstelik üniversitedeki diğer hocaların da köydeki öğrencilerden pek bir şey olmayacağını düşünmeleri Prof. Raçinski'nin gitmesini istememelerine neden oluyordu çünkü bu, onlara göre Raçinski'nin kariyerini yerle bir etmek demekti. Ancak Profesör Raçinski, öyle güzel bir sınıf elde etmiştir ki herkesin düşüncesini yerle bir etmeyi başarmıştır. Köydeki "bunlardan bir şey olmaz" denilen çocuklar ise çok güzel yerlere gelmiştir.
Bu kitabı okurken resmen günümüzü okudum çünkü bana göre bu saçma düşünce yani "onlar okumaz" düşüncesi hâlâ devam etmektedir. Çocuk köyde ise ya da köylü ise ne alaka anlamıyorum ama bazı insanlarda "bundan bir şey olmaz zaten" düşüncesi oturmaktadır. Maalesef bunu kendi kulaklarımda da duydum. Köy okulunda öğretmen olan bir ablam, öğrencileri için 'çok çabalıyor' diye resmen okuldaki bazı öğretmenler tarafından linçlendi. Böyle bir düşünce yapısı olabilir mi? Üstelik böyle kutsal bir mesleğe ters bir düşünce yapısı değil mi? Ama bana göre asıl böyle düşünen insanlar bir adım ileriye gidemez. Üstelik bunun şehirlisi ya da köylüsü mü olur eğitim her yerde eğitimdir, çocuk ise her yerde çocuktur. Şehirdeki öğrenci için ne kadar çok çaba gösteriliyorsa köydeki öğrenci için de aynı çaba, hatta gerekiyorsa daha fazlasının gösterilmesi gerektiğine inanlardanım çünkü şehirde olan imkân, köyde olmayabilir. İnanın, şehir ya da köy fark etmeksizin bu sağlanılan imkânlar sayesinde ve çocuklarımızın bir şeyleri başaracağına inandığımızı hissettirebilirsek eğer, kendini en güzel şekilde yetiştirmiş nesillerimiz olacaktır.